…Kendime belge verdim…

 

 

Hayaldi gerçek oldu..

Ebru sanatını icra edebildiğime dair kendi kendime belge vermek zorunda kaldım…

Çünkü  mevcut ebru hocalarından herhangi bir icazet,belge vs taleb etmemin imkanı ve de ihtimali yoktur…

Bu işten para kazanmayı düşünen bir insan olsa idim ve de bu hocalardan başka da bir alternatifim olmasa idi açlıktan da öleceğimin resmidir..Çünkü gönül şişmek ister ebru bahane..

Anladınız sanırım niçin açlıktan öleceğimi..”Gönül şişmek ister ebru bahane” der iseniz tabii ki açlıktan ölmeye mahkumsunuz bu insanların içerisinde çünkü gerçek bu olmasa idi bugün ben de bir cümleye engellenen bir insan olmaz idim..

Ne ise Hoca pişman olmuş mudur dediğine diyeceğine ama yine de Alparslan Babaoğlu’ndan bir ”Keşke bizim camianın erkekleri de senin kadar delikanlı olsa idi ” cümlesini duydum..Pişman da olabilir özgürdür…

İcazette alamayabilirim de pek umurumda değil ama ben inandığı gibi yaşayan bir insan olduğum için bu kadar muhalefete Hoca’dan bu sözü duymak önemli bir olay e tabi..Bu sene yılın ödülünü aldı …Düzgünman çizgisini en iyi takip eden tabiri caiz ise bu yola başını koymuş bir Hoca..Ben etrafında ayaklarının altını görenleri pek takmıyorum zaten..Biz gökyüzünü görüyoruz…

Bazen ”Hoca madem öyle düşünüyorsun  Hoca buraya yumruk havaya ” diye bağırasım gelmiyor değil tabii ki…

**

Ne ise  inandığı gibi yaşıyor olmanın ,sistemi kökünden reddetmenin sonu kökünden reddedilmektir..

**

Kendi kendime belge vermek zorunda kaldım..

Ve aldığım  bir karar doğrultusunda  bu sanatı öğretecek olduğum talebelere de kendi kendilerine belge vermek imkanı vereceğim..Bu sınav notunu kendisi veren öğrencinin durumuna benzer..Cevaplar orada evladım…Bak cevaba bir de kendi cevabına kaç aldı ise notunu kendin yaz..Beni de akşamları 500 tane sınav kağıdını okumak zorunda bırakma..Ondan sonra her ders ”kaç aldım kaç aldım” diye soruyorsunuz..İşte en güzel örnekler bunlardır..Şimdi saz çalmayı öğreniyorsun…Benim işim sana sanatı öğretmek bak her ders kendini sınava al..”Ben hazmettim,bu sınavı başardım ” diyebiliyor isen çekmeceyi aç yeni dersinin sertifikasını kendi kendine yaz..Dünya ile alay ederek mizah ile ciddi ciddi  eğitimi kendi kendine ver.. Hıı  kademeleri atladın beste yapmaya başladın..Elbette çocuğum buna karışmak benim ne haddime…İyi bir şey ise ben senin öğrencin olurum…

 

Ha ülkemiz alaylı takımına ses etmez..Bizde tam alaycı  ,alaylı  takımdanız…

Napim arkadaş biz böyleyiz..

Bunun yanında  kesin kural olsa ve bu hocaların ayak tabanını görmeden ebrunun adını anmanın imkanı yoktur deseler..Biz o eli ayağı yine öpmeyiz..

Biz kimin elini ne zaman öpeceğimizi çok iyi biliriz…

ZORLA ÖPTÜREMEZSİNİZ…

BİZE YALAKALIK YAPTIRAMAZSINIZ…

TEK  OTORİTE SİZ OLSANIZ VE BİZ BİLSEK Kİ SİZ OLMAZSA OLMAYACAK YİNE ÖPTÜREMEZSİNİZ..

İNSANLARI KENDİ ENSENİZ ŞİŞMEDİ DİYE AÇ BIRAKTI İSENİZ BUNDAN YÜZÜ KIZARMASI GEREKEN KOSKOCA HOCALAR OLARAK SİZLERSİNİZ..

Yok benim öğrencimin eseri şu sergiye kabul edildi ,yok benim öğrencimin eseri bu notu aldı edebiyatı bize hiç sökmez..Hiç kimse de  yukarıda yapılmış olan gibi bir ebruyu kafasınnı keyfine göre seçme hakkına sahip değildir çünkü yukarıda örneğini verdiğim ebru olmuş bir ebrudur..Ve ben eğer bu ebrular ile değil de herhangi birisinin elini eteğini öpmek zorunda kalacak isem öpmüyorum ve siz de yarın benim elimi eteğimi öpmeyin gider en etek öpmeyen kim ise ona  karakter ödülü veririm…

Yukarıdaki ebruyu günler geceler boyu eşek gibi yapa boza ayarlaya çöze kendim yaptım…Ben bu kadar çalışmış iken hiç kimseye de benim talebemin ebrusu gibi saçma sapan bir cümleyi kullandıramam doğrusu…

Bana temel dersleri veren hocamı da her zaman saygı ile anarım bu açıdan bunun yanında bir harf  bile açıklama yapan var ise tekrar teşekkür ederim..Bunun dışında Hoca yine kızacak ama..Ben yaptım..

Şimdi hepiniz kızabilir,egoist olduğumu da düşünebilirsiniz…

Hayır tepki…

Böyle başlar değişim..

Böyle çoğalır fikirler ve böyle gelir devrim…

Hadi dumur olun yine söyleyecek söz bulamayın..Bulamazsınız tabii…500 yılda bir gelir hazırlıksız yakalandınız onun için…

Bu arada siz körler sağırlar biribirini ağırlar kendisini çok iyi bilirler ekibi devam edin..Gelecekte bir kaç cami yanında da tekne açabilirsiniz gelen geçen tekneye bozuk para atsın..Hiç bir olan ya da olmayan imkanımı sergi açmak,efendim tezgah kurmak,otel bulmak için de kullanmayacağım siz devam ediniz…

Biz ya hepimiz,ya hiçbirimiz…

Siz ebruyu benim gibilerden değil kendinizden koruyun…

Bir de önce ebruyu gidin Hollanda’lılardan öğrenin onlar bu sanatı biliyor ama ”kitap ciltlemede kullanılıyor bu sanat biliyoruz..” diyorlar..sen önce kendini ciltleme de ispat et, ondan sonra ressamlara dil uzat ebru artık kendisini ispat etti de.. oldu mu…Tabloları asıp asıp sonra da dağdan gelip bağdakini kovalamaya çalışmak çok ayıp oluyor ama…Ressamlar size bunu yapmaz..