NIETZCHE’NİN AŞKLARI:BOYA TUTMAYAN TUVALLER

 

 

”Kadınına giderken kırbacını yanına almayı unutma! ” Nietzsche

Yaşadığı yıllarda geniş bir çevre tarafından tanınıp ekol yaratmış olsa da görüşlerinin daha yakından ele alınmaya ve nispeten anlaşılmaya başlamasından sonra XX. yüzyılda felsefe dünyasını alt-üst eden görüşlerin sahibi Friedrich Nietzsche (1844-1900),felsefesini hayat içerisinden çıkaran ,bir başka deyişle hayatını felsefe ve felsefesini de hayat haline getirebilen nadir düşünürlerdendir.Sadece düşünen değil yaşayarak düşünen ve düşünerek yaşayan  bir filozof tipolojisi yaratma başarısını göstermiş,düşünce ve hayat arasındaki mesafeyi oldukça daraltmış hatta bunların geçişmesine,birbirini tamamlamasına,birbirinin dokusunu bütünlemesine zemin hazırlamıştır.Zamana,varlığa,yokluğa,şiire,yüceliğe,erdeme,insana,kadına ilişkin görüşlerinin temelinde hemen her zaman yaşanmışlıklar yatar.Soyut felsefenin can çekiştiği yerde Nietzche’nin kaynağını hayatta ve hayatın gizemli kalmış yanlarında bulan coşkulu felsefesi kendini duyurur.Bedenle ruh,doğayla eşya,zamanla uzam,beyinle kalp birliktedir onun düşünüşünde.

Bu çok büyük düşünürün felsefesinde olduğu gibi kadınlara bakışında da neredeyse bütünüyle yaşanmışlıklar,ikili hatta çoğunlukla üçlü sarmallar  belirleyici olmuştur.Düşüncenin canlılığında zirvelerde dolaşan Nietzsche ile ”kadın” arasında ilişki ararken mutlak bir başarısızlıktan söz etmek gerekiyor.Hayatı boyunca doğru dürüst bir birliktelik yaşayamamıştır.Onun ne aradığı konusu da sisli bir okyanus manzarası gibi açılır önümüzde.

Bu okyanusta kimi zaman kanatları güçlü bir albatros gibi uçmayı dener,kimi zaman da kanat alıştırmaları yapan bir yavru martı gibi ufkun sınırlarını aşamaz.

Gençlik yıllarında veya olgunluk yaşlarında başka kadınlarla da hedefine ulaşamayan ilişki arayışları olmuştur ama aşk sözkonusu olduğunda onun hayatını derinden etkileyen iki kadın vardır:Cosima Wagner ve Lou Andreas -Salome.Bu iki kadının ortak özelliği XIX.yüzyıl sonlarında Avrupa entelektüel çevrelerinin parlak kadınları arasında yer almalarıdır.Düşünüşüyle bir derinlik kültü haline gelmiş olan filozof,kadınlarla ilişkide de derinliğin peşinde olmuştur denilebilir.Düşünüş ve arayış derinliği ,merakın verdiği güzellik,entelektüel tartışmaların ürpertisi vücut ve yüz güzelliğinin önünde olmuştur onun kadınlara bakışında.Denebilir ki bütünüyle olmasa da aradığı ,cinsel paylaşımdan çok entelektüel bir paylaşımdır.Platonikliğin sınırlarını çok zorlamayan bir yaklaşımı vardır.Yine de ,tensellikle sınırları zaman zaman kesişen bir arayıştan söz etmek gerekiyor.

Cosima Wagner :Sohbet sevgilisi

Nietzsche’nin ilk büyük platonik aşkı Cosima Wagner,1837’de doğmuştur.Klasik müzik kompozitörlerinden Franz Liszt ile soylu sınıftan Marie de Flavigny’nin nikahsız birlikteliklerinden olan kızıdır.Yirmi yaşındayken babasının öğrencilerinden oluşan orkestra şefi Hans vn Bülow ile evlendirilir.Cosima için bu evlilik daha ilk günden bir işkence gibidir.Babasının arzusuna boyun eğmek ile bir özveride bulunmuş gibi hissetmektedir.Aşktan çok özveridir onu bu evliliğe yönlendiren.Bülow onun aradığı erkek değildir.Balaylarını kocasının nerede ise taparcasına sevdiği büyük kompozitör Wagner’in malikanesinde geçirirler.Balayı sırasındaki sohbet toplantılarında doğal olarak herşeyden çok müzikten söz edilir.Erkekler konusunda deneyimsiz olan Cosima ,Wagner’in dehasına hayran kalmaktan kendisini alamaz.Cosima’nın kocası ise Wagner’in sadık müritlerinden olduğundan gözü zaten üstadının dehasından başka birşeyi görmemektedir:”Müzik tutkunu Cosima ,Maria Megdelena’nın İsa’ya yaptığı gibi ,Zürih’te bestecinin önünde yere kapanarak gözyaşları içinde ellerini ayaklarını öptüğü zaman ,kocası da duraksamadan onu takip etti.Cosima ile kompozitörlüğü kadar çapkınlıkları ile de tanınan Wagner arasında yakınlık giderek artar, bir süre sonra bu yakınlık aşka dönüşür.Bülow’la evli iken Wagner ile nikasız bir birliktelik yaşamaya başlayan Cosima Wagner’den çocuklar doğurur.Cosima Wagner’in yalnızca sevgilisi değil aynı zamanda en büyük destekleyicisi,entelektüel konulardaki baş yardımcısıdır.

Nietzsche Cosima ile 1869’da tanışır.Nietzsche’nin Tribschen’deki Wagner malikanesine devam etmeye başladığı ilk günler,Cosima – Richard çifti arasındaki ilişkinin bütün hızı ile sürdüğü zamanlardır.Cosima,Wagner’den hamiledir.Genç bir doçent olan ve akademik  dünyaya pırıltılı bir giriş yapan Nietzche’nin üniversitedeki konumunun tehlikeye düşmesini istemediğinden,karmaşık ilişkilerin yaşandığı Wagner’in çevresine önceleri girmeye çekindi ise de,onun yapıtları ile ilgili yazılar yazması,birlikte zaman geçirmeleri aralarındaki yakınlığın artmasına zemin hazırlar.Bir yandan da bu yakınlık Nietzsche’nin Cosima’ya hayran olmasının yollarına renkli taşlar döşeyecektir.1870’de Cosima ile Wagner’in evlenmeleri ,akademik pozisyonunun zedelenmesinden korktuğu için Tribschen’e gelip gitmekten çekinen Nietzche’yi rahatlatır ve onlarla daha sık görüşmeye başlar.Fakat bir süre sonra iş tersine dönecek ve bu bekar adamın ziyaretlerindeki sıklığın dedikoduya meydan vermemesi için Nietzche’nin evlenmesi talep edilecek ,hatta bu işe Cosima öncülük etmek isteyecektir.Genç filozofun durumu adına ne büyük çelişki ve trajedi !Nietzsche ise Cosima ile gerçek hayattaki yakınlık kırıntılarından hayalinde öyle büyük ve görkemli bir saray kurmuştur ve bu saraya öyle bir hapsolmuştur ki gerçeklerin farkına bir türlü varamaz.Wagner malikanesi adeta Cosima ile aşklarını yaşadıkları bir saraydır onun için !

 

DAHİLER VE AŞKLARI