…BİR ANI…YAPTIĞINIZDAN SİZ UTANIN…

 

 

 

 

Spora başladığım zamanlar ilkokula gidiyordum.Daha sonra  uzun zaman spor ile iç içe bir yaşantım oldu.Evlenene kadar aktif spor hayatım oldu.Benim daha çocuk iken başladığım spor olan judo da yaşadığım bir anı vardır.Bu anı çocukluğumun güzel anılarından bir tanesidir.

 

Aynı kulüpten bir kız ile aynı kiloda maça çıkacağız.Ayşen diye bir hocamız vardı ve hoca ile bu kız aynı apartmanda oturuyorlardı.Benim ikinci müsabakam olmalı o zaman bana sarı kuşak takıyorlar ki  bir iki rakip olur ise hepsine yenilseniz bile üçüncü olursunuz bu da madalya demektir ve bu da kulüp halinde verilecek kupalara etki edebilir.O neden ile hem tecrübe edinmem hem de bu faktör göz önüne alınarak bana sarı kuşağı takıp müsabakaya çıkarttılar..Öyle hatırlıyorum..Rakibim aynı kulüpten dediğim gibi ama o yeşil kuşak benden de büyüktü..

Ne ise hoca bizi yanına aldı.Aynı kulüpten olduğumuz için birbirimizi fazla dövmememiz gerektiğini ve son bölüme kadar mücadele edip birbirimizle oynayıp sonlara doğru gerekeni yapmamız gerektiğini söyledi.

Ben de o maçta kızı bir güzel yendim.

İkisinin de suratı o gün müsabakalar bitene kadar asıldı.Bütün gün  yan yana bir o köşede bir bu köşede oturdular.Birlikte dışarı çıktılar ,yediler ..Kısacası bana tavır aldılar.Babama da ”yenmemesi gerekiyordu” demiş..Babam da ‘bu müsabaka ne için yenmemesi gereksin” diye söylemiş..

Bu tavır kulüpte de sürdü.Ama ben çocuğum benim aklımda bir cinlik dolaşmıyor sanırım..Hocanın yanına gidiyorum beni de onun gibi sevsin istiyorum çocuk işte..

Hoca bana bir gün meydan okudu.

Antrenmanlarda – daha beyaz kuşağım-

”Gel bakalım eğer beni bir kere düşürebilir isen sana  turuncu kuşak vereceğim” dedi.

Ben de  yenemeyeceğimi biliyorum ama hoca ile antrenman yapmak çok zevkli ..Hoca ile eşleşmek bizim ile ilgilenmesi demek felan hoşumuza gidiyor..Meğer bu beni bir güzel dövecek..Herkesi oturttu izlemesi için ve bana meydan okudu..Ve bir kere düşürürsem turuncu kuşağı vereceğini söyledi..

Müsabakaya başladık..Lastik gibi çevik bir kızdı Ayşen hoca o zamanlar 30 yaş civarında olmalı..İkinci dandı..Ben bayağı mücadeleye giriştim..Bildiğim daha birkaç teknik var…Bunu havada bir döndürdüm..Havada bir takla attı son anda poposunu yere değmekten kurtardı..Kuşağı alamadım ama hocamız çok fena rezil oldu..Bayağı soyunma odasında felan konuşuldu bu aramızda..Anneme ‘şaka değil gerçekten döndürdü verecektim kuşağı” demiş..Böylece rakibim olan kız da fena dayak yiyişimi izleyememiş oldu…

Tabii bu sanırım içinden bana daha da gıcık olmasına vesile oldu ki ben sürekli ceza yemeye başladım..İşte ”yüz  şınav çek..” Çekersin..Yettimi ?

”Yetmedi ,yorulmadım” derdim..”İyi git seksen tane daha çek o zaman.” derdi sağolsun..Bayağı güçlenmiştim..

Bunlar da yetmedi işi iyice abarttı…O sıralar ben artık hocadan umudu kesmiştim ..Yani o müsabakada yenmem başıma bu işleri açmıştı..Bir süre sonra anladım o kız yüzünden bana bunlar yapılıyordur..

Abarttı dedim..Bir gün cezayı şöyle verdi..O kıza beni boğmasını söyledi..

Bana da iyice boğulduğunda ”pes” işaretini yapıp dizine vuracaksın ..dedi..

Yani o kızın beni boğacak diye bir atlayışı vardı..Bir güzel de boğdu zaten de..”Pes ” diyen kim..

Ölürüm dedim pes demeyeceğim..

Uyandığımda Ayşen hoca karnımın üzerine çıkmış  midemi yumrukluyordu..Kız korkmuş..

Alın size ”pes..”

Ama bir daha da böyle bir olay olmadı…

Öyle yazayım dedim…

Ve ben o kulüpte iken o kulübe şampiyonluktan başka madalya getirmedim..Çok büyük  hocalar istedi beni..Ülkenin en iyi hocası istedi..Bu kızı bana verin ben yetiştireyim dedi..Milli takıma garanti gözü ile bakılıyordum..Sonra başka sporlar içinde istediler beni..Daha çok tekme ağırlıklı sporlar..Boks gibi sporlar da oldu..Çünkü boksta babadan çekirdekten yetişmeyiz…Biz spora başladığımızda zaten bir tür jimnastikçi idik..Babam çok şey öğretti..Basketbol için lisansım çıktı..Bir imza lazımdı ki artık lisanslı basketbolcu olarak iyi bir kulüpte oynayabileyim..Babamın ne inadı tuttu ise artık..Birden hepsini kesti….Bunlar ailemin başına  daha beter işler açtı..Bir isyan bende..Artık herşeye isyan aklım bir türlü benim hakkımda karar vermelerini almıyordu..Bir ara bana’biri şunu der” dediklerinde bile geliyordu …Bütün şartlar uygundu spor için….Kimisi vardı ne yapsalar yok ..Yok bu sporlarda kuvvet önemli ,spor yapıyorlar ama gerekli potansiyel  yok..Bizde tam olması gerektiği gibi yaşıtlara göre ,cinsiyete göre fazlası var..Ama onlarda hiç bir kabiliyet yok..Ve  kendimi bilmez miyim olimpiyatları hedef alırdım… Ama ne geride ne ileride ara türler vesilesi ile biz de kaynayanlardan olduk..Kendi kafasının bildiğini en doğru sanan büyüklere yazayım da belki birisi görür aklı başına gelir..İnsanın yapabileceklerinin kendi elinde olmadan engellenmesi çok acı verici..Hala diyorum…Bu ülke neleri kaybettiğinin farkında değil..Böyle olmaya devam ettiği sürece de bir madalya ile sokaklara dökülür kornalar çalarsınız…Bir Türk dünyaya bedel…Yetiniyorsanız sorun yok..

 

Torpille henüz çok küçükken tanıştım anlayacağınız…Ama  kulüplerin asıl sahibi hocamız çok iyi bir hoca idi..Ama bu kadında çocuklarla uğraşacak bir hoca idi işte…Apartman komşusuydu  ama kupaları neden ise hep ben kaldırdım.. 🙂 Keşke apartman komşuluğu ile  olimpiyat kazanılsa idi ..Bizden iyisi çıkmazdı…Bütün madalyaları toplardık sanırım her konuda…Erkeklerin bile bana yenildiklerinde kızarmış suratlarını izlemek şansım oldu…

Tür tür insan var..Buna söken ona sökmez ona söken buna sökmez işte..Ben de kolay kolay cezalarla çözülecek bir çocuk değildim…

Hayatım toplumun değerlerine göre kendisini otorite zannedip doğru yanlış demeden dayatma yapanlara bir tür direniş ama öyle böyle bir direniş değil- ama aynı değerlere göre benim altımda olanlara bana yapılanları yapmamak ,özgürlüklerini vermek ile geçti denilebilir.. 🙂 Benim apartman komşum olabilirsiniz de müsabakaya bunun için sizi katmam…O herşeyi diyen konu komşunun için de de değilim..Birbirinize işte böyle zarar verin durun..Hepinize bunu derim 🙂

Sadece biz de de yok üstelik..Einstein’in daha ricacı olmak zorunda kaldığı mektuplarını okuduğumda içim sızladı..İyi o yapabilmiş bende o da yoktur..Onun için bile öfke duydum ..Kendi kafasının keyfine insanlarla oynayan insanlara öfke doluyorum bazen…

Başarmak bunları yenmek.Gerisi hikaye..Her insan dahi doğar,gerizekalı gömülür demiş Bukowski.

Yani benim yapım böyle..Birde bazen neyi neden yaptığımı söylememek huyum oluyor..Otorite ise böyle..Bakıyorum eğer bana ders verecek insan bana ders verebilmek için yeterli donanıma sahip ise o zaman saygı besliyorum..O kişiye karşı hatayı da kabul ediyorum..İnsan hata yapar..Ama örneğin bana ahlak dersi vermeye kalkan insanlar garip ahlak anlayışları ile kendi ahlaksızlıklarını normal görüyorsa dünya bir araya gelse bana kabul ettiremez..Vardır böyle insanlar..Bir kere de böyle bir aile fotoğrafının dışında kaldım..Nedenini de söylemedim…Nedeni aile fotoğrafının içine karışmış bir insandı…O insan ve bu ahlaksızlıklar aile fotosuna alınıyor ben hiçe sayılıyor isem- çünkü bu  insan yüzünden bir aile sorunumuz vardı.. sizde ailecek aile fotosu çektirin diye düşünüp fotonun dışında kalmıştım 🙂 Ama dediğim gibi nedenini hala kimse bilmez…Yine inadı tuttu demişlerdir…Daha önce çok yazdım ,bana ahlak dersi vermeye kalkanların ahlak anlayışları bana çok garip gelmiştir..Bu ahlak nedense kendilerine pek uğramayanlar bana ders vermeye kalkmıştır..

 

”Bu toplumun suyu hasta”  demişler..

Birbirine yalakananlara iyi yalakalanmalar…

 

Yaşasın ülkem…

…İNSAN İSTER İSE…

özgürlük

 

 

Hep bir hayalim vardı..Üniversite okumak..”Okuduğum bu kadar kitap yerine üniversite okusaydım şimdi kaç üniversite bitirirdim..” Diyordum..Açıköğretim üniversitelerinde yüzyüze eğitim ise bana şartlar vesilesi uzak idi..Ancak şimdi St.Clements Universitesini  buldum ve üniversite okumak hakkına bende sahip oldum..Ve bir hayalim daha gerçek oldu…Psikoloji Lisans Bölümüne kaydımı yaptırdım ve burada gidebildiğim kadar gitmek istiyorum ve önümüzdeki yıl belki Siyasal Bilimler ile iki  bölümü bir arada yürütmeyi deneyeceğim…Evet hedefim psikoloji ve siyasal bilimler okumak….Sonra devamı elbette…Derslerim geldi ve yaşasın artık bende bir üniversite öğrencisiyim..

Aslında bu konuda  söyleyecek çok şeyim var ancak şimdi sevincimi yazmak istedim…

Ben hiçbir zaman boş konuşmadım ve ben idealimi gerçekleştirmek için bana yardımcı olacak hiçbir fırsatı kaçırmaya yanaşmadım…Eğitimi ne kadar sevdiğimi hep söyledim ve bunu her fırsatta belgeledim..Yazılarımda bile beni aşan yerlerde aynı düşünsem bile,uzmanların görüşleri ile yazılarımı desteklemeye çalıştım..Ve şimdi çok istediğim bir konuda akademik ve geçerli  eğitim alacağım…

Ay çok mutluyum :))))

 

 

 

 

..Geliyoruz soldan soldan..8

 

 

-Bu kadar kısa bir skecin içerisinde ancak bu kadar sığdırılabilirdi Sevgili Rana.Hah hah hah vardır böyle bilmiş kızlarımız değil mi..Evet işin şakası bir tarafa güzel mesajların verildiği bir video olmuş..Eğlenceli idi..

-Evet Sevgili Amozonik twittırttan da kahkahalar yükseldi.Kova sevgilisi olan twittırt kullanıcılarımız benzer olaylarla karşılaştıklarını itiraf ediyorlar..Yorumlara koptuklarını ifade etmişler.Şimdi  fazla beklemeden arkadaşlarım oradan işaret ediyorlar..Sokaktaki vatandaşa  burçları sorduk…Hep birlikte izleyelim..

 

 

Evvet sevgili seyirciler ”Isırgan Otu yağı” programı için sokaklarda dolaşmaya devam ediyoruz..Sokakta dolaşanlara burçlar  hakkında sorular yönelteceğiz…Hemen şu ilerdeki teyzeye doğru nefes nefese koşuyorum…Teyze,teyze bakar mısın teyze…(kahkaha efekti)

-Heoowww ne oldu ?Hee sende kimsin he….(kahkaha efekti)

-Teyze gel teyzem gel gel şöyle kameraya bak teyzem…Kaç yaşındasın teyze?.(kahkaha efekti)

-Neowww….(kahkaha efekti)

-Kaç yaşındasın kaç kaç ?.(kahkaha efekti)

-Heee ben yetmiş dört  yaşındayım yetmiş dört..(kahkaha efekti)

-Yetmiş dört..

-He yetmiş dört …Ben ordan gidiyodum..Geline he geline….(kahkaha efekti)

-Teyzem bak kameraya bak..Burçlar hakkında ne düşünüyorsun..(kahkaha efekti)

-Heoww çok güzel çok çok nerde bizim zamanda böylee hee…çarşafları yuğar yuğardık sabunlarnan bohçalar,denkler  yapardık.Şimdikiler rahat oğlum rahat..(kahkaha efekti)

-Teyze ne..burçlar burçlar için ne düşünüyosun…(kahkaha efekti)

-Hee gelin almuş bana iki dene güzel doldurdu geçen Allah razu olsun Allah tuttuğunu altın etsin.Oğlum benim gelin çok çok iyi çok..Pembe almış pembe…

-Hıı anladım teyze..Hadi sana iyi günler kolay gelsin..Sevgili izleyicilerimiz herhalde bir yanlış anlaşılma oldu teyzemizi fazla yormuyoruz.Hemen şu ilerdeki  bankta oturan çiftimize yaklaşıyoruz ancak yaklaşmadan önce banktakilerin abisi,babası,geniş bir sülalesi var mı yokmu sormamız gerekiyor.Olay bir zina mıdır, yoksa legal hepimiz tarafından onaylanmış bir vaka mıdır diye öğrenmemiz gerekmektedir.Gerekmektedir ki birkaç gün sonra ”abisi kızkardeşini ekranda sevgilisi ile görünce ikisini de öldürdü’ haberleri ile uyanmayalım değil mi..İlkeli yayıncılığımız gereği insanların özel izinleri olmaksızın sokak ortasında uluorta çekmiyoruz.Evet arkadaşımız şu an da çekim yapıp yapamayacaklarını soruyorlar..Bakalım bakalım..Evvet legal bir birliktelik ile karşılaştık şansımıza kıssacası aslında nooooo no problem..(kahkaha efekti)…Evet arkadaşlar napıyorsunuz burada bakayım ?.(kahkaha efekti)

Kız:

-aaaaa ısırgan Otu yağı …oturuyoruz işte biz de nişanlıyız öyle legaliz böyle..Herkes bizi görsün seviyoruuzzz..Nazan sen de gör -çek çek kameraman çek -çok uğraştın ama evleniyoruz Nazan..Ayçok mutluyuz ya…Bak bak bak Murat benim bak……(kahkaha efekti)

-Burçlar hakkında ne düşünüyorsunuz?.(kahkaha efekti)

Kız:

-İlk sorduğum burcu olmuştu..Hatta burcunu isminden önce öğrendim desem olacak..Öğrendikten sonra sonra birşey sormaya gerek olduğunu bile düşünmedim..(kahkaha efekti)

-Yeni trend bu diyorsunuz yani..(kahkaha efekti)

Kız:

-Öyle o da inanıyor ama..O da bana burcumu sormuştu.Sonrasında birbirimizi sorgulamaktan kurtulduk..Ertesi günü birbirimizi çok iyi tanıyorduk artık.Burçlarımız uyuştu o gün bugün hiç kavga etmediler.Biz çok ettik ama burçlarımız etmiyor problem yok..Çocuklarımızı da ona göe yapacağız.Değil mi Murat bakın sorun o da öyle söylüyor ama..(kahkaha efekti)

Murat:

-Kafa sallar.(kahkaha efekti)

Muhabir :

-Hmm anladım çok ilginç peki size çok teşekkür ediyoruz.Mutluluklar diliyoruz.(kahkaha efekti)

-Teşekkür ederiz.Bakın Murat’a sorun o da eder değil mi Murat?(kahkaha efekti)

Murat:

-Kafa sallar..(kahkaha efekti)

 

-Evet sevgili seyircilerimiz laf aramızda fısıldayayım belki yarın gazetelerde pısırık kocaman  oğlan  anne babasından dayak yedi haberi okuyabiliriz..(kahkaha efekti)…Sokaktaki bir başka vatandaşa bakıyoruz ve ilerdeki çiçekçi kadına yaklaşıyoruz.Kolay gelsin abla…(kahkaha efekti)

-A be sağolasın a be…Pişşt  manken gibisin….Süylerim sana ne istersin…Ama ünce sen söyle çok renklisin çok beceriklisin bi de çok gizemlisin..Sen angi burçla aşır neşirsin.Sanır isem akrepsin.

-A abla valla akrebim ya..Benim nişanlı da yengeç.

-Akdeniz lalesi..Üyle mi desem büyle mi desem ,iyi mi desem kötü mü desem,yerli mi desem,göçmen mi desem,uzun mu desem kısa mı desem,zenci mi desem,pigme mi desem,sağcı mı desem,solcu mu desem,abuk mu desem sabuk mu desem,açık mı desem kaçık mı desem,şişman mı desem zayıf mı desem,mor mu desem,sarı mı desem,ateş mi desem kor mu desem,dört mü desem beş mi desem,altı mı desem,üstü mü desem…at bi ellilik gerisini de süylesem…(kahkaha efekti)

-Tamam tamam abla tamam sen burçlara inanıyorsun….(kahkaha efekti)

-Karanfil var,lale var,nilüfer var,nergiz var,kaktüs var,bonzai var..bi de sigara ver sen…(kahkaha efekti)

-Iıı şey arkadaş versin abla şimdi kameraların önünde olmaz abla…Tamam hadi sana iyi işler….(kahkaha efekti)

-Bak iki canlıyım bak senden para istemeyeceğim içimden geldi bak iki canlıyım karnımdaki çucuktan ben Allah’tan kurkarım bi kokoreç parası çok istersen verirsin..Senin güzlerinde bi yangın var sen bi adama çok pis takmışın bak iki canlıyım karnımdaki bebek için Allahtan kurkarım ben sen abire büyle ..

-Tamam abla tamam..arkadaşlar verecek kokoreç parası..Mahmut’a bak Mahmut sana verecek bizim kameraman…

-İiiki canlıyım bi de ayran alayım..

Evet sevgili izleyicilerimiz bu şeker ablamızdan sonra ilerdeki kaldırımda yürüyen sokaktaki vatandaşa yaklaşıyoruz..İyi günler sevgili sokaktaki vatandaş  burçlara inanıyor musunuz?

-Ben buradan İstanbuldaki  amcam Kanuni’ye,Viyanadaki dedem Selim’e , Macaristandaki eniştem Fatih’e selam söylemek istiyorum…O toplar,o kaleler düşmana karşı seferleri eylerken biz şanlı ecdadımız kalelerddee..Haydin Ya Allah Estergon kalası bre Dilber aman..aman….ve aleyküm selam..Ya Alllaaaahuekber…(kahkaha efekti)

-Hıı anladım…(kameraya döner fısıldar..) Burada burada aradığınız..

Ne ise sevgili izleyicilerimiz  hala umudumuz var ilerdeki hanımefendiye yaklaşıyoruz.Hanımefendi merhaba isminizi öğrenebilir miyiz?

– Hürrem.

-Hmm çok güzel bir isminiz var  anneniz geleceği görmüş olmalı.

-Yoo geçenlerde mahkeme kararı ile değiştirdim.

-Hıı anladım ..Burçlara inanıyor musunuz?

-İnanmıyorum.

-Neden?

-Sen kimin adamısın.Seni bunu soormak içın beenim yaanıma kim gônderdi?Neden bunu sordun?Benim burçlara inanmamın ne önemi var?Ben burcun kendisiyim.Ben burcum…Büütün gelceinin beenim iki dudamın aarasında oldunu biliyormusun?Sümbüüülllll..(kahkaha efekti)

-Hıı anladım tamam sultanım siz ne derseniz o olur..

-Sen hiç akıllı deilsin.Böyle kamıralarla ya bi gören olursa.Bu ne cüret?

-Aman sultanım sizin karşınızda benim akıllı olmam mümkün mü…Siz aklın ta kendisisiniz..Tövbe billah….(kahkaha efekti)

 

İyi günler sevgili seyirciler…(kahkaha efekti)

—————-

 

Tövbe billah bir daha ya…Sanki keyfimden dolaşıyorum ya.Ya bi tane sağlam insan yok mu ya..Ya birisi de bir soruya doğru dürüst cevap versin ya…Ya yeter ya nedir bu çektiğim ya….(kahkaha efekti)

****************

 

—  aaaa hah hah hah hah..

-hah hah hah hahh…