…geliyoruz soldan soldan 7…

 

Toygar : Moruk iki saattir ne o öyle ayran budalası gibi bilgisayarın başında bakınıyorsun ,bakayım neymiş..Dün gecede sabaha kadar ineklemeler felan.

Orçun : Sorma abi ya bu kız delirtti beni ya git burcuna bakıyorum Kova mıdır nedir Allah’ın cezası.Bak ne diyor  ” Allah’a yakın bu kızdan uzak durmak lazım…Kova kızı tanıyan erkekten bir daha birşey olmaz ancak başka bir kova kızıyla iflah olur..”Al bak burda da ne diyor ..” en aptalı bile bayağı akıllı olur bunların….türünün en tehlikeli dişisidir..bir ara kendinizi dişi onu erkek olarak görebilirsiniz…” Abi nasıl bir şeye bulaştım ben ya kendilerini de anlatmaktan korkmamış bunlar lan..Hani biz böyle kızlardan hoşlanmazdık su gibi mu gibi..abi neye bulaştım ben ya ..pek de böyle çıtı pıtı duruyor ya burada yazılanlar bu kız olabilir mi ya..Alternatifleri yine kovadır diyor yaw..

Toygar :Şşşt oğlum bu sefer karıştın  galiba …İnanma bu kadar…Manyak entel olduklarına dair bi rivayet var moruk..çok çalışman gerek çook…Ama daha kolayı var…Oturacaksın masaya iki lakırdı bi şiir kızlar böyledir oğlum.Babaları sevmez onları biraz böyle şefkat mefkat,kol kanat hareketleri çıkacaksın işin içinden..Değer mi ya bu kadar bi kız için..

Orçun : Yemezler diyor oğlum…Bu benim gözlüğe tav oldu galiba ya.Doğuştan bozuk bu beni entel mentel sanmış olmasın.

Toygar : Hadi hadi buluşmyacak mısınız siz hadi giyin çık..Şşşt bana bak yine de  yolda giderken bi kitapçıya uğrada eline şöyle entel dantel bi kitap tutuştur sen.

Cafede ,

– Orçun : Selam

-Cansu : Selam hoşgeldin

-Hoşbulduk nasılsın görmeyeli

– Nasıl görünüyorum sence ?

-Oldukça şık…Çok güzel..harika görünüyorsun Cansu..Bu sıcak Kanunnisa yani Ağustos ayında çizme bir kıza ancak bu kadar yakışabilir.Hele şu sağ çizme  bileğine,boğazına  bağladığın bandana pareonla müthiş bir uyum sergilemiş..

-Gerçekten mi..Beğenmene sevindim.Ne kadawda zeki bakıyorum di mi ..İnsan bana hayran olur yani di mi ..Bi de..canım Kanunnisa o dediğin Januaris yani Ocak olmasın Orçun..Fırınlar yakılır her yan sıcak olur da o sebepten dolayı Ocak ayıdır..E ..ııı iki yüzlü Tanrı Janur vardır birde Roma mitolojisinde yani işte aslında biliyorum söylememem gerekiyordu ama işte…O elindeki nedir? Japonlar gibi yollarda kitap mı okuyorsun?

-ı aa Aıyy ayıııı yyuuuhhh bana..Yani şey canım çok sıcak fırın ağustos oradan bi karışıklık oldu tabi..Yani çizme deyince…Ki kitap Hı evet yani biliyorsun insanımız çok cahil okumanın değerini bilmiyor..İnsan okumalı tabii…Geçenlerde bir gazetede bir araştırma okumuştum..Japonya da altı kişiye yılda bi kadı şey kitap  düşüyormuş işte onu da ben yakaladım didiinn…

-ıhıhkıhkıh Türkiye de olacaktı  Orçun.Ayrıca seninle daha sonra Japonya,Japonya ya düzenlenen seyahatler ve bu seyahatlerin iç yüzü hakkında da konuşmak isterim..Kişi başına düşen kadın sayısı hakkında da konuşuruz ayy çok severim böyle konular hakkında konuşmayı.

-(Yandın oğlum Orçun ne demek istiyo lan bu)..E tabi konuşuruz insanlar konuşa konuşa Cansu..

-Konuşmayı çok severim..Hiç hayır demem..Şer de demem.Nasıl espri ama..

-Harikasın canım…

-Eee daha daha ay çok heyecanlıyım ya..İlk defa buluşuyoruz şimdi sen bana iki saat açılmaya çalışacaksın falan böyle..Ikına sıkına zar zor öhüm mühüm bana sonunda benimle çıkmak istediğini söyleyeceksin.Şimdi mantık olarak düşünecek olursak şu an sezyum 133 atomunun ışıma frekansına göre düzenlenmiş zaman dilimi ile önemli bir miktar zamanı boşa geçireceğiz anlamına geliyor.E zaten Orçun’cuğum kız evi naz evi derken epey bir zaman geçer ,naz kapris gitti işte bütün gün bence direk konuya girelim..Evet mektup,şiir kısmına geçelim..Benim için ne gösteriler hazırladın hadi iki oyna bi takla at bakayım göreyim ben..Şiir yoksa ben seni senden çok düşündüm utanma diye ilk yardım pakedi hazırladım çok sıkışırsan yanındaki sandalyenin altına yapıştırdığum kopyaları kullanabilirsin..Elden vermek istemedim utanma diye erkeksin ya şimdi sen gücüne felan gider..İnsan erkek olduğunu felan hissetmek ister değil mi..

-(Oğlum bak git..Ulan bu ne lan lan bu ne…Bundan sonra iflah olacağım tür bu mu…Tanrım ne doğal evlenirsem benim bütün açıklarımı kapatır tam bir ev kızı evet..) A evet Cansu çok incesin..Yanılmadığımı her an gösteriyorsun karıcığım..

-Karıcığım mı..

-Ama sevgilim zamanı aştık ya..

-Karına bir şiir okumayacak mısın..Hatta evlilik yıldönümümüzü de çıkaralım aradan ha ne dersin canım..Hamileyim..

-Sana  bu gece Tagore ile seslenmek istiyorum sevgilim…Kendini Martılarla bir tutma..Düşersin yorulursun..Beni koyupta gitme ne olursun…O mahur beste çalar Müjganla ben ağlaşırız….Bu arada Müjgan  sadece şiirde geçen bir kadın ismi sevgilim…Gerçi sen kıskanç değilsin biliyorum ama…

-Çok teşekkür ederim..Çocuklar boyumuzu aştı hala şu aptallığından vazgeçemedin Orçun..Hayatımda seninle  o ilk buluştuğum  gün  o kitabı okumadığını anladığım an senden ayrılmam gerekiyordu.Müjgan kadın ismi değildir.

-Ama aşkım,sevgilim Daha Hititlerin o müthiş binlerce kilometrelik sahil kıyılarından ,çıkıp seninle tarihimizin ilk yazılı anlaşması olan Küçük Kaynaşma anlaşmamızı yapacağız..Şu patates püresinin hammaddesini oluşturan patatesin anavatanı Çine geri gönderilmesi ve azınlık ve göçmen hakları hakkında konuşacağız..Ne kadar insancıl patatescil bir varlık olduğumu göreceksin pişmanım beni affet sevgilim.. Seninle hayatım tıpkı Hürrem ile Lenin’in aşkı gibi..Hatta sen benim için tıpkı Einstein’in sevgilisi Marry Todd gibisin….Çok iyi bir dansçı değilim ama benimle danseder misin?

-Ne diyorsun Orçuuuun ! Hürrem ile Kanuni…Einstein ile neee….

-Aaaa ama sevgilim zekayı çok sevdiğini biliyorum..Hürrem’in aşkı ayrı Lenin’in aşkı ayrı ben kendimi kendimi Lenin gibi görüyorum..

-Orçun sen bana git kendine bir Kanuni mi bul demek istiyorsun..Lenin kadınlarını devrim kadar sevmediii…..Ay çıldıracağım..O dediğin Abraham Lincoln..Boşanıyoruz..Ver çocuklarımı defol..

-(ne yaptın oğlum seen…cafer bez getir…nasıl toparlayacağız şimdi Allaaaaahh…)

******

 

Orçun kafasına çantayı yer..Ve kendisini iflah edecek yeni bir kova arar…

 

………………………….

 

.-Hah hah hah ….

– Hah hah hah..

 

 

…Geliyoruz soldan soldan 6 …

 

Elbette ki gerçekten.Diyeceğim o ki evinize gelen bir misafirin hatırı için veya ne anlattıklarını çok merak ettiğiniz için de baktırabiliyorsunuz..İşin daha ilginç tarafı var.Toplum burçları öylesine kabullenmiş ki konu ile alakalı  olarak  kitabevlerinde kaynak taraması yaptığım zaman , varlığını reddedecek  verileri size sunabilecek kaynakları bulmakta zorlanıyorsunuz.Geçenlerde kitabevinde isyan ettim.Bana konu ile alakalı olduğu söylenen reyondaki kitapları incelediğim zaman kaynakların hepsi bu yollar ile  mutlu olmanın önemini anlatan kaynaklar idiler.Veya bu yılın burç yorumları,burçarın ne olduğu, genel olarak burç yorumları ve bunun yanında tarot kartları ,tarot falı gibi ürünler…Yani incelediğim ürünler karşı çıkmaktan ziyade teşvik edici.İsimleri de öyle..Bu eserleri edindiğiniz zaman bütün kaderinizi ve çevrenizdekilerin bütün kaderlerini en ince ayrıntısına kadar bilebilecekmişsiniz gibi bir hava içerisine  giriyorsunuz…Hatta aradığım kaynakların rafta gördüklerim olmadığını söylediğimde görevli bana burçları ispata giden cümleler sarfetti..Aramızda küçük ancak tatlı da bir tartışma yaşandı..Diger görevli arkadaşı yanımıza geldi ve arkadaşına ‘lütfen müşterileri zehirleme..” gibisinden espri yaptı ,gülüştük.Öyle dedim ben d elbette lütfen bizi zehirlemeyiniz,buraya aydınlanmaya geliyoruz ancak malesef bir tane bile kaynak bulamadım çok üzücü..Bu hususta en küçük bir ipucunu bile değerlendiriyorum..Kısacası toplum ile burçlar iç içe geçmiş..Henüz  ”karşılarına çıkabilir” diyebileceğimiz ciddi bir tartışma ortamı bile yok,pek rastlayamıyoruz..Olay böyle olduğu zaman da  bu konuda bir hareketlenmenin olabilmsi mümkün değil gibi görünüyor..Tartışmaların çıkabilmesi için kabullenmeyenlerin de harekete geçmesi gerekiyor…

-Pekiyi Sayın Amazonik.

-Sayın demeyin bakın ters anlıyorum..Beynimin içerisine ‘beni sayın ‘ manasına gelen bir emir kipinin fitili ateşleniyor olmuyor ama..

-Ha hah çok esprilisiniz..Kova Burcu demiş iken tekrar Kova burçlarına dönelim .Kova’nın bir bilinç olduğunu söylediniz..

-Yani burç yorumcularına bir tepki idi..Mecazi manada Kova kelimesini semboleştirebiliriz..Çıkış noktamız burçlar olduğuna ve Kova da hepsinin dışında incelendiğine göre bir burç olarak değil ama onların bu burca verdiği en anlamlı mana benim de karakterim ile çakışıyor yani devrimci,özgürlükçü düşünceyi Kova kelimesi ile sembolize edebilirim bu espritüel bir bakış açısı bir çelişkisi yok..Bu  karaktere  bu burcun üyesi olduğum için sahip olduğuma inanmıyorum demek istiyorum..Dünya Kova olsun der isem bu mizahi bir yaklaşımdır..

-Sözlüklerde de  Kova burçları için çok ilginç  şeyler yazılmış..Tiwittırt kullanıcılarımızda bu sözlüklerden ve sözlüklerde yazılanlardan bahsediyorlar zaman zaman bu programımızda sözlüklerin adının en çok geçtiği  bölümlerden birisi oldu..

– Doğrudur elbette sözlükleri bende inceledim. Hatta   reklam  arasında da size ifade ettiğim gibi şu gördüğünüz dökümanlar sözlüklerde yazanlar ile alakalı..Bilgisi olan olmayan,Kova burcu olduğunu öğrendikleri insanlar ile tanışma şansını elde eden…

-Hah hah  şansını elde eden diyorsunuz..Bu narsizim dedikleri bu olsa gerek Sayın Amazonik ne dersiniz..

-Hah hah derim..hayata gülümsemek,gülümsetmek gerek bunlar konuşmaya biraz neşe katmak için Rana Hanım elbette ki..-Ne ise bu şansı elde eden diyerek geri adım atmadığımı da belli edeyim hemen  tabii ki ..- insanların bu kişiler hakkında vardığı kişisel yargılar..Şurada hemen birkaç yorumu okumak istiyorum :

Özgürlüklerine düşkündürler.Kıskanırlar ama belli etmezler..Bağımsızdırlar..Ne zaman ne yapacaklarını kimse kestiremez…Boş olanı düşman başına..Bir ağlar bir güler…bağımsız,dikkafalı..Dahi..Ukala..Güzel,sevgi dolu,adaletli,vefalı,çok zeki.. gibi hepsini toparladığınızda aslında bildiğimiz bir insan manzarası ile karşılaşıyorsunuz..Bunu okuyan burcun üyesi bunlardan hoşlanır..Hoşlanmaması gereken özellikleri olsa dahi,özellikle günümüz  birey yapısının farkındalığı bir miktar yakalamış olması vesilesi ile olumsuz özelliklerini giydirecek bahaneyi bulacaktır..Diger burçların özelliklerine bakıyorsunuz..İnsan buradaki özelliklere baktığı zaman yine fevkalade güzel özellikler ile karşılaşıyor ve olumsuz özellikler ile karşılaşıyor yine aynı yorumu yapabilirsiniz.Ne demiştik..En güzel burç benim burcum…Vay ben ne imişim yahu..dedirtir bu yorumlar..Her insan kendisine biraz hayrandır..Bunu yıkmak için uğraşmıyor muyuz çok zaman..Dost değilim,insan değilim,iyi değilim,sevgi dolu değilim..diyenleri görebiliyor musunuz?…Kovalık her tarafa bulaştı…Bir arkadaşım ile yeni tanıştığım zaman bana burcumu öğrenmek istediğini söylemişti ve öğrenir öğrenmez de bana ”ben kovalar ile hiç anlaşamam ya hadi hayırlısı inşallah seninle anlaşırız..” demişti..İnanılır şey değil..Kendisini burçların söylediklerine teslim etmiş..Ben ona ”inanma” desem bana tavır alır, benim bunu ona söylemememin haddim olmadığını savunur, hatta şiddetli bir tartışma da benim kim olduğumu ve onun zekasını hangi hakla küçümsediğime varacak kadar sözler sarfedebilecektir.Çok zaman böyle tartışmalar oluyor da işte burada insanların içerisine yerleşmiş gizli kovaların nasıl açığa çıktığını görebilirsiniz mecazi anlamda…

– Buna benzer birçok olayı yaşıyoruz.Mesela bende bir balık burcuyum sevgili Amazonik  bir mağazada alışveriş yaparken giysi seçiminde direttiğim zaman ,veya bir eleştiri yaptığım zaman burcumun ne olduğu ile alakalı sorularla karşılaşmışımdır..Çok zaman balık olduğuma şaşıranlar çıkmıştır..Balık deyince çok daha duygusal,çok daha Türkan Şoray bakışları bekliyor insanlar hatta çok zaman sormadan burç tahminlerinde bulunanlar çıkmışlardır ancak genellikle yanılgı olduğunu itiraf etmeliyim..Evet burçlar dediğiniz gibi yaşamımızın bir parçası olmuş insanlar birbirlerini burçmetre ölçüyorlar..Hayatlarını burçlarına göre düzenliyorlar.Birazdan konu ile ilgili bir skecimiz de olacak hep birlikte izleyeceğiz yorumlayacağız…

-Öyle elbette..Hayatlarını burçlarına göre düzenliyorlar ve şartlıyorlar..Örneğin terazinin bir özelliği vardır değil mi..Güzel olmak,süslü ve bakımlı olmak..Katıldığım bir  eğitim programında eğitmen hanım son derece terazi havasına bürünmüş bir hanım idi..Ve burçlar ile yakından ilgili olduğu her halindan belli idi..Çok fazla inanmış bir hanım idi ve bununla ilgili  yönelttiği soruları oldu…Daha sonrasında bizden kendi burcunu tahmin etmemizi istedi..Hatta yaşadığı şehre kadar sordu..”Siz” dedim birden..”Terazi burcusunuz…Ankara’lısınız..”…Doğru tahmin banko anlayacağınız…

-Yani  peki bunu nasıl tahmin ettiniz ?

– Biraz yöreleri,yörelere ait insanların davranış biçimlerini ve birde insanların  farklı memleketlerde yıllarını geçirmiş olsalar bile içlerindeki özü her daim muhafaza edeceklerini bilmek yeterli..Görmesini öğrenmemiz gerekiyor..Bu arada bir parantez açayım  biraz beyin fırtınası da yapmış oluruz kısa süreli de olsa..Ankara’lı terazi,Adıyaman’lı terazi,Avrupa’lı terazi,Japon terazi,doğulu terazi,Batılı Terazi.. bunun yanında hem kadın olan hem  törelerin pençesinde yaşayan terazi,farklı ailelerde çevrelerde yaşayan farklı farklı teraziler..Bilmem anlatabiliyor muyum..

-Anlıyorum,anlıyorum elbette..Peki burcunu tahmin ettim dediniz..

-Rana Hanım..İnandığını yaşayan bir hanım olduğunu söylemek istiyorum..İnsanı biraz tanımak yeterlidir..Eğitmen olmak kendini özgürleştirmek anlamına gelmiyor..Niceleri kendi zincirlerini kıramazlar der filozof…Dediğim gibi burç özelliklerini biliyor kişinin  yaşamını biçimlendiren temeli görebiliyor iseniz tahmin etmeniz zor olmaz..Bir tür gizli iletişim diyelim..Burcuna çok inandığı için burcunun bütün özelliklerine kendisini uydurmuştu…Zaten çok kısa süre içerisinde  özellikleri çok beğendiği için terazi taklidi yaptığını anladık..

-Çok enteresan.Sohbetimizde çok ilginç  noktalara parmak bastınız..Birazdan  bir skecimiz olacak daha sonra kaldırımdaki vatandaşa sorduk köşemizde vatandaşlarımızın konu hakkındaki düşüncelerini hep birlikte izleyeceğiz ancak önce kısa bir ara…Sonrasında biraz da solaklık hakkında  sohbetimize devam edelim.. Solak izleyicilerimiz  sıranın solaklara ne zaman geleceğini soruyorlar…

 

 

……

 

İşte asıl bilimselliği olan ve  tüm dünyanın üzerinde durması gereken  konu solaklıktır Rana Hanım…

…Geliyoruz soldan soldan 5…

 

 

Evet sevgili izleyicilerimiz ”Isırgan Otu Yağı” programımıza kaldığımız yerden devam ediyoruz.Reklam aramıza girmeden önce bir telefon bağlantımız olduğunu söylemiştik.Telefonun diğer ucundaki izleyicimiz ismini vermek istemeyen bir erkek izleycimiz..İyi geceler sayın ismini vermek istemeyen  erkek izleyicimiz.Öncelikle isminizi öğrenebilir miyiz?

– İsmim ismini vermek istemeyen erkek izleyici Rana Hanım.Öncelik ile size ve stüdyodaki konuğumuz Sevgili Amazonik Hanım’a iyi geceler dilemek istiyorum.Kendisini ııı programın başından beri izledim.Çokta keyif alarak izledim.Skeptesthai.Sadece bunu düşünebiliyorum şu anda.Gecenin şu ilerleyen…vakitlerinde bütün bedenim kimliği belirsiz bir el tarafından ….atılan…ağların içerisine hapsolmuş ve…karanlık odamın duvarlarında ..duvardan duvara çarpılıyor hissi ile bireyin kendiliğinin ..biçimsel yorumunu ilk kez ciğerlerime doldurmak sureti ile..

– Sayın ismini vermek istemeyen  erkek izleyicimiz lütfen konumuza gelelim..

– ne toplumun çıkarı..gökyüzü ve bulutlar kova kova  Amazonik ..vur başını dağlara selam olsun,Zeus!a..Hera’ya ..Apolloya..Echo ile Umberto sorry my love..Narkissos’a…Athena’ya..Andromeda’ya… ve Daidalos’a…Sigaramın dumanına sarsam saklasam seni…http://www.youtube.com/watch?v=ICLx9aeaiCY Genel bir tutuma bağlanmadan düşünmeden ve sorgulamadan ,sabaha karşı ölü bulunacak olan bedenimi azad ederek karmaşalarından…kapsama alanına fazla girmeyceğime verebileceğim herhangi bir söz olmadan..Olduğum gibi ve olmadığım gibi..Çoğunlukla kötü günde ve hep insan kadar hasta ve hastalıkta..İçimdeki her türlü mikropla …

-Konuya gelelim Sayın ismini vermek istemeyen izleyicimiz..

-Efendim….söylüyorum ben sizi bütün gece dinledim.. diye başlayan sıradan ve  bedelli dinleme cümleleri etmek istemiyorum..Ben burada birşey anlatmaya çalışıyorum…Erkek dediğin erkek olacak güzelim.Seni sadece sen olduğun için sevecek.Parayla pulla, kariyerle, güçle, kimin ne dediğiyle hareket etmeyecek.
Hem Sevgilin, hem arkadasın olacak ” demiş Can Baba ..İşte erkek dediğin çıkacak böyle ”talibim sana” demesini bilecek kendisini ölümün eşiğinden döndüren adına..

-Hööö hö hö hö hö ööö…

-Efendim Rana Hanım ve Sevgili Amazonik..Ne günü geleyim bir çay içmek için…Ruhumun derinliklerinde esen bu farkındalık meltemini yüzünüze vurabilmek için daha kaç ölümün eşiğini sonsuzca saymam gerekiyor..Kaç ondalıktan geçemeyecek matematik..Söyleyin kim görmüş peki kim…

– Erkek dediğin Kadının zekasını küçümsemeyecek kadar zeki olacak…. Öhhümm şey.. Siz bize , eşinizin burç yorumları okumak için girdiği  internet sayfalarının etkisinde kaldığı  ve yönlendirdikleri fal sitelerine önemli miktarda para yatırdığını anlatmak istediğinizi telefona bağlanma gerekçesi olarak göstermişsiniz.Önümdeki notta bu yazıyor …Ancak söylediklerinizin konu ile bir alakası yok..Siz Sevgili Amazonike ilgisiz alakasız şeylerden bahsediyorsunuz.. Eğer bu konu hakkında söyleyecekleriniz var ise dinleyelim yok ise efendim size iyi geceler dilemek istiyoruz..Yarın öğlen vakitlerinde yan stüdyomuzu arayacaksınız….

-Rana Hanım Amazonik’in hiçbir yorumunu almadan beni telefon hattından uzaklaştırmak hakkınız var mıdır?Haber programlarında ilginç evlenme teklifleri yayınlıyorsunuz ve insanları farklılıklara teşvik ediyorsunuz…………Bu da benim bir farklılığım olsun.Konu hakkında söyleyeceklerim var..Eski eşimle internetteki bu burç ve fal masalları yüzünden boşandık.Önceleri basit bir burç merakı zannettiğim olayların ardından çok vahim gerçeklerle karşılaştım………Bütün birikimlerimizi burç sayfalarında reklamları yapılan fal sitelerine yatırmış..Ardından boşandık………..O nedenle burçların olup olmamasından ziyade  olsa bile hangi amaçlara alet edildiği kısmı önemlidir. ….. Amazonik ,olan şeylerin nasıl olduklarının ve olmayan şeylerin nasıl olmadıklarının tartışmasını yapabilmek için sadece insanın ölçü alındığı ve doğanın imgelerinin süslediği bir beyinde……….yeniden hayata ve akla merhaba sizinle..benimle evlenir misiniz??

-(Kahkaha efekti) diyorum değerli ismini vermek istemeyen izleyicimiz..Evlilik programlarının saatini bilmiyorum ancak Rana Hanım size gerekli bilgiyi verdiler.Kendilerinin de ifade ettikleri gibi eğer konu hakkında bana yöenltmek istediğiniz herhangi bir soru var ise size seve seve cevap verebilirim ancak evlilik teklifi haricinde konumuz ile alakalı olarak açtığınız yeni pencere dikkate alınmaya değerdir..İzleyicilerimiz için de pekiştirici bir örnek ..

—– biipp bip bip biiiiiiiiiiiip….

– sanırım telefon bağlantımız kesildi..değil mi Rana Hanım..

-Sevgili Amazonik az önce çok tatsız bir olay yaşadık..Umarım bundan sonra arkadaşlarımız da daha dikkatli  olacaklardır..Zaman zaman  canlı yayında böyle şanssızlıklar olabiliyor…. Ancak beyefendi eşinin internetteki fal sitelerine yatırdığı paralar yüzünden yuvasının dağıldığını söyledi..İzleyicilerimizde bu tür insanlara karşı dikkatli olsunlar…evet..pekiştirici bir örnek dediniz..

– Böyle şeyler zaman zaman olur..Hep biz şaka yapacak değiliz ya bu da programımıza beyefendinin dediği gibi bir renk olsun diyelim..Bunun yanında programın sunucusu olarak  konu ile alakalı olarak izleyicilerimizi uyardığınız için teşekkür ederim.Beyefendi bir boşanma geçirmiş..Eminim problemleri  olmuştur..Veya canı sıkılmıştır böyle bir  şaka yapmak istemiştir..Parmak sallayıp ”şakacı sizi” demek istiyorum..Ne ise öyle demiştim beyefendinin verdiği örnek güzel bir örnek..Elbette ki bu olayın yaşayan insan için güzel denilemeyecek bir olaydır zira bir aile dağılmıştır..Sonuçlarını,yaşanan travmayı hadi ne ise yine kendimi tutamadım..Aslında yaşanan travmayı hep birlikte izledik..Yani bakınız çok üzüldüm..Bu internet üzerinden bu tür sitelere yatırılan paralar var..Bu hususta tedbirler alınması gerektiğinde sanırım birçok izleyicimiz de hem fikirdir..Eğer bunların önlemini alamıyor isek insanlarımızı,çevremizi,gençlerimizi,arkadaşlarımızı uyarmak bizim bir vazifemizdir..Galiba dönüyoruz dolaşıyoruz iyi niyette ,inancın,tekniğin kimin ellerinde olduğunun önemi noktasında birleşiyoruz…

-Peki siz yaşadınız mı şahit oldunuz mu böyle bir olaya Sevgili Amazonik..Hazır  yeri gelmişken hiç baktırdınız mı..Fal,büyü ,büyü çözdürmek,yıldız falı hiç böyle bir deneyiminiz oldu mu?

-Şimdi Rana Hanım toplumumuzda yaşayan bir birey olup da bu tür konulardan uzak yaşayabilmek herhalde imkansız..Hepimiz konu hakkında hiçbirşey bilmeyecek bile olsak günlük burçlarımız var,burç yorumlarımız var..Televizyon ekranlarında kendimi bildim bileli insanların geleceklerini söyleyen,bu günlerde,şu günlerde ,bu yıllarda nasıl hareket edeceklerini anlatan burç yorumcularımız var..Hatta özellik ile bütün programı bu konuya ayıran programlarımız da olur zaman zaman..Yani aslında sosyal yaşantımızın içerisinde zaten her zaman vardılar…Bizlere falcıları metheden,herşeyi bildiklerini anlatan arkadaşlarımız hep oldu..Ben çocuktum oldu..Bu yaşıma geldim hala var ve olacak gibi de görünüyor..Popüler kültüründe vazgeçilmez birer parçası oldukları su götürmez..Ben hiç gitmedim..Genç kız iken oyun mahiyetinde  olan iskambil falları bakardık ama onlarda yorum yoktu..Sevgilin seni yüzde kaç seviyor ?Oyundu bunlar..Çok eskiden kahve falları genç kız iken yine..Ancak şöyle söyleyeyim..Çok mağdur durumda olan  çok fakir bir Gürcü kadına el falı ve yine çok kötü durumda olduğu söylenen bir kadına iskambil falı baktırmıştım..İkisininde eşleri ile sorunları vardı,para kazanmaya ihtiyaçları vardı..Oradaki herkes baktırmıştık..Ama sonra Gürcü Hanımdan zor kurtulduk..yine geldi yine geldi…Şimdi olsa onu da yapmam..

-Peki inandınız mı?

-Eşinizin en yakın iş arkadaşı size sakıntılık edecek,size aşık olduğunu söyleyip sizi baştan çıkarmaya çalışacak…diyen bir gelecek okuyucusuna ne kadar inanılırsa işte..Bakın bunu çok yaparlar..Eşin ile şöyle eşin ile böyle..Program anlatmaya yetmez.İnanmasın insanlar..Güle oynaya falı açıyor,şu var bu var..Bir kere de telefonda suya bakan bir falcıyı işletmiştim.İzliyorsa burdan selam söylüyorum…Belki hala suya bakıyordur..Bıraksın ,bakmasın….

-Gerçekten mi?

Kahkaha efekti…

 

………………………..

 

…geliyoruz soldan soldan 4 …

 

-Evet aynen öyle kendilerini karşılarındaki insanların herşeylerini bilebilen,onlardan birşey saklanamayacak varlıklar  olarak görüyorlar.

***

-Peki yayına girmişiz.Sevgili  izleyicilerimiz  şimdi sohbetimize kaldığımız yerden devam edeceğiz ancak öncelikle  ekranlarının başına yeni geçen izleyicilerimiz için kısa bir hatırlatma yapmak istiyorum.Bu  gece  programımızda solaklar ve kova burçları hakkında bir sohbet gerçekleştiriyoruz.Sayın Amazonik bir solak ve aynı zamanda bir Kova Burcu olarak  konu hakkındaki görüşlerini bildirmek için bizim ile birlikte.Sevgili Amazonik şimdi bir telefon bağlantımız var.Telefon hattımızın diğer ucundaki konuğumuz  bir astrolog.Burçakolog.Efendim iyi geceler diliyoruz öncelikle.

-Bende sizlere ve  konuğunuza iyi geceler dilemek istiyorum.Programın başından beri izledim.Programınızın her daim izleyicisiyim.Bu geceki sohbetinizin konusu ile ilgili olarak bağlanmak istedim.Söz hakkı verdiğiniz için teşekkür ediyorum.

– Evet Sayın Burçakolog  kaç yıldır burçlar ile ilgilisiniz?Burçlarla ilgilenmeniz nasıl oldu öncelikle kısaca bunu öğrenmek istiyorum.Kısaca anlatır mısınız?

-Anlatayım efendim.Burçlar ile ilk tanıştığımda çok küçüktüm.Henüz beş yaşında idim.Hep yıldızları seyrederdim.Yere güneşler , yıldızlar çizerdim. Arkadaşlarım için çamurdan güneşler yıldızlar çizip sen böylesin, sen şöylesin ,sana şöyle olacak,sana böyle olacak demeye başladım ilkokula giderken..Bakkalın karısı çocuğa görünür diye çookkk  çikolata verdi bana…Ortaokulda çok arkadaşımın ilk aşkını tespit ettim.Çok ara düzelttim..Unutmam bana  simit,ayran ısmarlardı teneffüslerde o zamanlar..Aynanın  üzerine yıldız koordinatları çizip  kendimi de ortalarında bir güneş olarak çizmeye başladığımda ilk olarak annem bendeki dehayı farketmişti ve beni mahallenin falcısına götürmüştü.Beni yetiştiren Benlifatma hocadır.Bana gözlerimi daha da büyük açarak izlemeyi öğretti.Derin nameciydi rahmetli hocam..

-Sevgili Burçakolog ne namecisi ?

-Yıldıznamecisi efendim.Beni kendisi yetiştirdi.

-Kaç yaşındasınız peki?

-Hissettiğim yaştayım.Siz öyle değil misiniz?

-Peki sevgili Amazonik burçlara inanmadığını ifade ediyor siz bu konu hakkında ne diyeceksiniz?

-Şimdi sevgili Amazonik  öncelik ile sizin yükselen burcunuzu öğrenebilir miyim?

– Aslan ?Sizin burcunuz ne bu arada?

– Ben  boğa burcuyum..Şimdi Rana Hanım Amazonik’in söylediklerini dinledim..Kendisi Kova burcu olmanın getirdiği o muhteşem ruhu elbette ki taşıyor.Zaten kendisini ekranda görür görmez kendisinden o enerjiyi aldım.Kendisinin burcunu söylemeseydiniz de Kova burcunun müthiş elektriği her tarafına yansımış.Yükselen burcunun da etkisi ile kendisi tipik bir kova -aslan karşımıdır..Kendisi bu gece yoğun bir başağrısı çekebilir ancak kendisine birkaç gün çok düşünmemesini öğütleyebilirim.Yaptığım saptamalar ile kendisine bir takım bitkisel karışımlarda önerebilirim elbette dilerler ise..Kendisi ile muhakkak tanışmak görüşmek isterim.Son derece özgür varlıklardır.İnsanlık için muhakkak ki idealleri vardır.Yıldızı bunu kendisinde şiddetle vurgulamış ve kendisi ile özel olarak ilgilenmiş..Aslında ben inanmayanlarla pek konuşmam ancak kendisi  tipik bir karışımdır..Araya sıkışmış kötü bir yıldız etkisinde olabilir elbette hepimiz insanız değil mi efendim ,etkilerimiz olacaktır tepkilerimiz olacaktır.Geçenlerde bana gelen bir hanım burada ismini vermek istemiyorum o da inanmıyordu onun bütün hayatını söyledim  geçen bana bir ev almaya kalktı …İnandı ayrılamıyor..Şimdi kendisinde gizlemeye  çalıştığı o müthiş etkinin ben farkındayım..Müthiş bilimsel çalışmalara yatkındır..Kolay kolay affetmezler..Dürüsttürler kendilerinden emindirler.Bu sebep ile anlattıkları yapısı itibarı ile kendi inancı itibarı ile buna inanıyor ise samimidir..

-Kardeş sen neler zırvalıyorsun? Gerizekalı mısın nesin sen !Peki ben size bir soru sorayım Boğa burcuymuşsunuz nasıl sevişiyorsunuz acaba !

Sunucu..

-Aman Sayın Amazonik.Lütfen  karşılıklı konuşmalarımızda birbirimizi rencide etmemeye gayret edelim.

 

-Rana Hanım burçları anlatacağına hala burada bana akıl vermeye kalkıyor resmen uyduruyor görmüyor musunuz?Bitkisel karışım tavsiye edecekmiş.İnsanların aşk hayatlarını yazan bunlar değil mi ?  Cevaplasın..Evet hanımefendi cevap verin partnerinizin sizin ile birlikte olmak istediğini anlayacağım diye onu kaçırtacak duruma geldiğiniz gerçek mi?

 

– Aaa ne diyorsunuz siz ?Sizde bayağı bilinmeyen yıldız etkisi var  sizin ile namelerle özel olarak ilgilenmek lazım..Nereden buldunuz bu kadını neler söylüyor böyle?? Bana bakın Sayın Amazonik bende rapor var şimdi stüdyoyu bassam bir gün ceza almam ona göre..ne diyorsunuz siz..Bir kere ben sizin ile konuşmam hanımefendi.Siz bilimciler insanları deli yerine koyarsınız önce bu önyargılarınızdan kurtulmanız lazım.Size dava açacağım ayy bu ne patavatsızlık..biip bip bip biiippp..

– Ancak gidersiniz Benlifatmanın horozunun kopuğu sizi…Şebekenizde kaç kişi var? İşte gördünüz mü Rana Hanım bunların stratejisi de budur.Kendi saçmalıklarını dinlemek istemeyenlere karşı bir taktik geliştirmişlerdir.Kendilerini deli olarak gördüğümüzü söylerler ve insanları, biz inanmayanları  onlardan üstün olarak gördüğümüze inandırmaya çalışırlar.Bu stratejiye göre biz biraz okumuş herşeyi bilime ve akıla bağlayan garip,kendini beğenmiş ve ukala entellerizdir.Bunun dışında olan hiçbirşeyi kabul etmeyiz.Bilim  insanlarından başkalarına inanmayız.Bugün  psişik yetenekleri olduğunu iddia eden,depremleri bildiğini söyleyen,başka alemlerle iletişim kurabildiğini iddia eden insanların çoğunda bu taktiği görebilirsiniz…Eğer sadece anlatsalar dinleyeceğiz.Ancak biraz kurcaladığınızda onlara gidenleri ve geleceklerini onların iki dudağından çıkan sözlere bağlayanları görürsünüz…Bunların bu tür kurnazca oyunlarına inanmayınız…Bu kendi kitlelerini kontrol altında tutmak için uyguladıkları bir stratejidir..Bakınız telefona bağlanan da  şarlatan olanından.İşi bir eğlence olarak yapmıyor,insanların  bir tür  medyumluğunu yapıyor.Dava açacakmış..Aşk,iş,evlilik,cinsellik hakkında alenen yazılanlar ve bu insanlara gidenleri yorumları ile yönlendirmeye çalışmaları hangisi dava konusu sizce..? Burcunuzu bilen herhangi bir insan burç yorumlarını açıyor ve bunların uydurdukları aşk hayatınızı detayları ile okuyor ve bunlara inanan bir insanın sizin aşk hayatınızın da bu şekilde olduğuna inanması da doğal..Bu sizin özel yaşantınıza yapılan bir tecavüz değil mi?Bir yay böyle aşk yaşar,bir yengeç  yatak odasında böyledir, işte efendim bir koç  ilişkide budur demek  sizi itham etmiyor mu? Buna hakları var mıdır?Bunu bir doktor,bir uzman yapıyor mu?

– Anlıyorum ,anlıyorum efendim..Şebeke gibi ithamlarda bulunmayalım lütfen..

– Rana Hanım  telefon hattına bağlanan şahıs gibi çalışanlar asla tek başına çalışmazlar… İnsanların hayatlarının içine çıkmamak üzere girenleri vardır.Ama yine de amacımı aşmek istemem..Bir  dava etsin.Gerçek ismini de açıklasın..Gördüğünüz gibi kendi ismi ile katılmadı.

 

– Evet sevgili izleyicilerimiz telefon bağlantımız şu an da kesildi ,arkadaşlarımız tekrar bağlanmayı deneyecekler.Stüdyomuzda hiç hoş olmayan  bir tartışma gerçekleşti. Sayın Amazonik  sizde biraz sakinleşin.Ekranlarının başına yeni geçen izleyicilerimiz için de küçük bir açıklama yapmak istiyorum .Sevgili ekranları başına yeni geçen izleyicilerimiz konumuz solaklar ve burçlar…Stüdyomuzda sesler yükseldi..Bağlıyor muyuz arkadaşlar..?Evet.. ?..Hayır..Hayır peki..Burçakolog hattımıza bağlanmayı kesinlikle kabul etmiyormuş bizde kendilerini zorlamıyoruz.Bu arada  ismini vermek istemeyen bir izleyicimiz  konuğumuz Amazoniğe   son derece hak verdiğini hele ki günlük burçların birisinin birisini tutmadığını insanların eğlenmek için ayırdıkları vakitleri bile doğru harcamaları gerektiğini söylemiş.Yine bir başka ismini vermek istemeyen izleyicimiz ise ,televizyonda astrolog gördükleri zaman çok mutlu olduklarını ve kendi burçları hakkında konuşmaları için dört gözle beklediklerini yazmış..Bu arada tiwittırtta  konuğumuza astrolog öneren bir çok kullanıcı mevcut.Reklam olmasın diye isimlerini vermiyorum ancak verdikleri isimlerin oldukça güvenilir olduğunu birde onlarla görüşmesi gerektiğini söylüyorlar..Sanıyorum  burçseverlerden bir tepki var ve günlük burç yorumlarını yollayan izleyicilerimizin sayısı oldukça fazla..Bu arada destekçileriniz de oldukça fazla..Evet yayınımız devam ediyor..Ne  dersiniz sayın Amazonik insanlar burçlardan kolay vageçmeyecek gibi görünüyor..Gönderilen astrolog isimleri bunu anlatıyor gibi…

 

– Ciddiye almayız..Hele inanmayışımıza tepki olarak günlük burçlarını yollayanları hiç ciddiye almayız..İnadın, inancın hangisi faydalıdır,hangisi zararlıdır ayrıca konuşulabilir elbette ancak bu tepki mahiyetindeki gönderilerin yorumunu yapmak benim programa katılmak amacımı biraz aşar ,elbette ki izleyen uzmanlarımız vardır..Daha çok kendilerini ilgilendiren hususlardır biz fikirlerimizi kendimize saklayalım bu hususta..Bu arada astrologların hepsine de zaten birşey söylemedim..Kısaca burçlara,yıldız fallarına,yıldıznamelere inanmıyorum.Ama bu bu işi inanarak yapan her insanı da sahtekar olarak etiketlememiz gerektiği anlamına gelmiyor.Benim de astrolog arkadaşlarım var iyi de insanlar,iyi de yaptıklarını düşünüyorlar,zamanlarını vakitlerini harcıyorlar ancak insanın bir işi inanarak, dürüstçe yapıyor olması da gerçek olduğunu göstermez bunlar ayrı konulardır…Ben inanmıyorum..Bir izleyicimiz gerçek bir noktaya değinmiş..Birisinin dediği birisini tutmuyor..Evet bu gerçektir..Dolayısı ile inanılacak bir tarafı yoktur..Yıldızname açanlar..Şimdi ben onlara kim olduklarını söylemeden  hayatımın her anında sürekli ilişki içerisinde olduğum insanları götürsem, hepimizin kaderini kusursuz olarak  nizama sokup yönlendirecekler mi? ..Bunu hiç düşündük mü?Hepimizin birbirimizi tanıdığımızı anlayabilecekler mi? Hiç sanmıyorum.Dolayısı ile  istediğiniz kadar veri ile söylediklerini, yaptıklarını çürütebilirsiniz..İnsan niçin bu tür yorumlardan medet umar ?..Herkes gibi, iş,aile,evlilik,aşk gibi sorunlarınız vardır..Zaten işte telefona bağlananlar gibi olanlar bunun farkındadırlar..Siz yıkım içerisinde bir çare  umudu ile böyle bir insana başvurun ,inanarak gittiğiniz için tutturamadığı şeyleri bile yerleştirebilecek geniş bir  alan bulursunuz..Siz oraya zaten inanmış ve söylediklerine inanacak kişi  olarak gidersiniz…Onlar bu ilişkiye  her zaman önde başlarlar…

-Hmm yani inancın büyük etken olduğunu düşünüyorsunuz?Yani sizce hiç mutlu iken giden yok mudur?

-Çok mutlu olanlar pek ihtiyaç hissetmezler..Ben henüz görmedim..Ya eşlerinden ayrılardır,ya sevgililerinden,ya onlar ile ilgili bir endişeleri vardır,ya iş ile ilgili bir sorunları vardır…Onlar da bunu çok iyi bilirler zaten…Eğer çok düzenli bir yaşantınız var ise kötü niyetli birisi sizin düzenli giden yaşamınızı bile bozmanın bir yolunu arayacaktır.Bu kötü niyetliler için geçerli..İyi niyetli de olsa size kötü bir yorum yapması yeterli olur..Çok iyi niyetli bile olsa  bir bilimselliği yoktur.Bunlar gerçek değillerdir.Sizin kaderiniz olarak anladığınız şey kişinin kendi yorum kabiliyetidir.İnanan çok insan vardır.İnanç elbette ki önemli..Çalışmak ibadetin yarısıdır değil mi? İşte aynı şekilde inanmak onlar için bu işin tamamıdır..Söylediklerinin on tanesinin dokuzu tutmasın birisi tutsun siz o tutan ile ilgilenirsiniz..Tutmayanları da yerleştirecek daha geniş bir yer zaman olay zinciri kurabilirsiniz..İnanç en önemli faktör.

-Ama astrologlar oldukça pozitif konuşuyor ve oldukça bilgili görüntüleri var..Dinlediğiniz zaman hiç gülümsediğiniz olmuyor mu?

-Yani Rana Hanım sadece gülümsediğiniz sürece mesele yoktur.Sizde bilgili olabilirsiniz..Mitoloji heryerde yazılıyor anlatılıyor..İstediğiniz an sizde bilgili olabilirsiniz.Astrologda olabilirsiniz..Ancak bakın bilimselliği olmadığını söylediğimiz hatta belge gösterdiğimiz halde  insanlar, ben düşmanları imişim gibi algıladılar.Sizce hiçbir gerçekliği olmayan bir iş için gerçekleri inkara gitmek gülümsetici midir? Birazdan sizlere davranış bilimlerinden,insanların hiçbir zaman birkaç yıldız ile karakterize edilemeyeceğinden bahsedeceğim..İnsanlar birbirilerinden farklılardır..Üstelik her biri birbiri ile ilişki içerisindedirler..Hiç kimse bugün,bu ay bütün kovalar,yaylar,yengeçler böyle olacaklar demek hakkına sahip değildir ki  günlük burçlarda   mutluluk-üzüntü savaşında, kendi burçları ile etkileşime girmeleri gereken insanlardan, mantık olarak birisi,ikisi veya üçü tam tersini yaşayacaklardır..Dediğim gibi aslında basit örnekler ile çürütmek oldukça basittir.Bu derece mantık hataları ile yüklü dogmalara  inanmak için inad etmek niçin peki? ..Onun da ardınca başka nedenler aramak lazım.O da şimdilik beni aşmaktadır..Uzmanlar daha sağlıklı karar vereceklerdir.

 

– Peki siz kesinlikle inanılmaması gerektiğini savunuyorsunuz.Bu arada arkadaşlarımız telefon hattımızda ismini vermek istemeyen bir izleyicimizin olduğunu söyledi.Ancak kısa bir ara..Bizden ayrılmayın..

 

 

 

 

 

 

 

 

-Ona birşey diyemiyorum Rana Hanım elbette ki insanlar bunu söylendiği halde okumaya,izlemeye destek olmaya devam ediyorlar ise bunu değerlendirmesini yapmak beni biraz aşar.Ben kesinlik ile inanmıyorum bilim de bizim gibi düşünenlerden yana ise biz kendi düşüncelerimizi savunmak ile ve bunun yanlış olduğunu söylemek ile yükümlüyüz.Bakınız bu bir varsayım.Üstelik bilimsel olarak bir kanıtı olmayan bir varsayım.Bilimsel olarak kanıtlanmamış bir varsayım üzerinde uzmanlaşan insanların  verdiği önerilere inanmak ne kadar mantıklı.Şimdi örneğin ben burada bütün bunlara inanmadığımı ve arkadaşlarımın da inanmaması gerektiğini anlatıyorum değil mi..Bir anne evladının kötü olmasını istemez.

-Peki sizi hiç heyecenlendirmıyor mu üzgünsünüz,bir burç yorumunu açıyorsunuz ve içinizi açan birkaç cümle okuyorsunuz hiç önemi yok mu?

-Yok eğer moralimi düzeltecek bir kaç tatlı söz istiyor isem bunun için daha profesyonel bir destek almayı düşünürüm.Arkadaşlarımdan birisi ile bir sohbet olabilir..

…geliyoruz soldan soldan…3

 

Evet kısa bir reklam arasından sonra tekrar sizler ile birlikteyiz sevgili Amazonik konuşmamıza kaldığımız yerden devam etmeden önce bir telefon bağlantımız var.Değerli Hocamız Sayın Zekeriya Beyaz telefon hattımızın diğer ucunda konu hakkındaki yorumlarını  ifade edebilmek için bizler ile birlikte..

-Alo ,iyi geceler sevgili Hocam öncelik ile bağlandığınız için teşekkür ediyoruz.Evet  burçlar hakkındaki görüşleriniz nelerdir ?

-Rica ederim Rana Hanım ben teşekkür ederim.Şimdi bu burçlar safsatadır.İiinsanlarımızıı kandırmak için uydurulmuşlardır.Kesinlikle doğru diyebileceğimiiz bir tarafı olmamaktadır..Kurban bayramı yaklaşırkeen deve kuşuda kesebiliriz dinen bir sakıncasıı yoktuuur…Kişi belirtilmediğiii süreceee küfür ruhuu rahatlatır efendim bakınız  rahiminize cin girmiş diyooor,içinden cini çıkartmam lazım diyooor insanların cahilliklerini kullanıyorlar..

-Sayın Beyaz konumuza dönelim burçlar hakkındaki görüşlerinizi biraz daha açarsanız..

-Elbette Rana hanım .Müspet bilimler gelişmediği dönemlerde bu tür asılsız iddialaraa inananlar çoktu.Bugün öğrendiğimiz bilimsellik anlayışı içerisinde astronomi gelişti ve astrolojinin gerçek olmadığı ortaya çıkarıldı.

Üzülerek ifade edelim ki, bugün ülkemizde basın-yayın yoluyla astroloji  safsataları, bütün topluma birer gerçek gibi yayılıyor. Evet, bir taraftan  hurafelere inanmadıklarını söyleyen sözde aydın yayıncılar, bir taraftan da  yıldıznamecilik yapıyorlar, yıldız falı yayımlıyorlar. Yıldızların, burçların  insanlar üzerinde günü gününe nasıl tesirli olduklarını, en ince ayrıntılarına  kadar anlatıyorlar. Güya burçlar yani takım yıldızları insanların hayatlarını yönlendiriyor, etkiliyor ve böylece yıldızlar insanları hayatta başarılı veya  başarısız olmaya zorluyor ve etkiliyor. Böylece, insanlara bir kadercilik inancı aşılıyorlar. Çok sayıda astroloji yayını, özellikle gençleri ve daha çok da  bayanları derinden etkilemekte ve bu yayınlar onları gerçekten ve de kötü  biçimde tesir altına almaktadır. Kişi kendi burcu hakkında söylenen saçmalıkları benimsemekte ve “Demek ben böyleymişim, böyle olmalıyım” diye kendisini o yönde şartlandırmaktadır. Bütün bunlara itibar etmemek gerekmektedir.İlk zamanlardan beri insanlar kendilerine bu tür bilgiler aktaranarı baş üzerinde taşımışlardır ama artık bunların bilimsel bir geçerliliği mevcut değildir.Bütün bunlar insanların güneşe,aya ve yıldızlara inandığı ve ibadet ettiği dönemlerden kalmadır ve onların biraz daha modernize edilmiş halidir.

-Peki çok teşekkür ediyoruz Sayın Beyaz bizim ile düşüncelerinizi paylaştınız.

-Ben teşekkür ederim.Kurban bayramında devekuşu da kesilebilir,kişi belirtilmediği süreceeee….

-İyi geceler Sayın Beyaz..

 

Evet Sayın Amazonik, Zekeriya Beyaz hocamızın o renkli üslübu ile ifade ettiği yorumunu dinlediniz.Zekeriya Beyaz Hoca astrolojiye kesinlik ile karşı olduğunu bir bilimsel dayanağı olmadığını açıkça ifade etti..

– Evet,evet,evet …..Yani Rana Hanım hocamızın da dediği gibi burçlar özellik ile hanımefendilerimizin bir tür duygusal ihtiyaçlarını karşılıyorlar gibi.Hangi hanımefendi hayatı  veya kendisi hakkında olumlu bir veriyi gülümseyerek karşılamaz ki..Örneğin bir boğasınız ve erkek arkadaşınızın burcu ile mükemmel bir uyum sergilediğinizi okuyorsunuz.Bu size bir tür şartlanma sağlayacaktır.İlişkinize bir  sıfır önde başladığınızı öğrenmek rahatlatıcı.Ancak bunun yanında uyumsuz burçlar yüzünden sevgilimizi mi terkedeğiz?Şahit olduğum bazı olaylar uyumsuz olduğunu görenlerde olumsuz etkiler olduğunu görmeme de neden oldu.Ne kadar üzücü değil mi ..Bu bilgileri gerçekten bir tür eğlence gibi algılayan insanlarımız da var oldukça ciddiye alanlarımızda var ..En kötü ihtimaller üzerine düşünmeliyiz.

– Peki  burçlar hususunda sizi en çok rahatsız eden nedir?Yani burç yorumlarını okuduğunuz zaman en çok neye sinirlendiniz veya var mıdır böyle bir nokta ?

-Var tabii olmaz olur mu? Şimdi bana beni kim anlatabilir? Bana beni  en iyi anlatacak kişi benim.Beni en iyi tanıyacak kişi de benim.Evliliğimi veya arkadaşlarımı veya sevgilim  ile olan ilişkimi veya ilişkinizi sizden iyi bilen,bilebilecek yaşayabilecek tanımlayabilecek bir başka insan daha var mıdır? Hayattaki sorunlarınız sadece sizin yaşadığınız,sizin yıldızlarınızın size dayattığı yaşam biçimi ile mi değerlendirilmelidirler.O kadar uzman,bilim insanı,psikiyatr,psikanalist,psikolog o eğitimleri boşuna mı almışlardır.Siz hangi tıp uzmanının insanlara bu türden tavsiyeler ettiğini gördünüz?Gördük mü?..Açıyorsunuz yorumları bütün kovalar,balıklar,aslanlar karakterleri ve diger burçlar ile olan ilişkileri masaya yatırılmış.Yani hiçbir dayanağı olmayan bilgiler ile hareket eden insanlar, sizin adeta röntgen filminizi çekmiş ve öyle olduğunu düşündükleri kişilik yapınızı en ince ayrıntısına kadar yazmışlar.Bu benim anladığım ahlak anlayışına ters bir defa..Tanıdığım bir insanın aşkta nasıl olduğunu burcunu okuyarak öğrenmeye çalışmak hangi ahlak ile bağdaşabilir?O neden ile hepimizin bi doğum tarihi var ve hepimizin bu çizelgeye göre dahil olduğunu düşündükleri bir burcu var ve bizim karakterlerimiz olduğunu düşündükleri karakterleri bu şekilde çizmemeleri gerekmektedir.Amaçlarını ve hadlerini aşıyorlar ise bizde kendilerine hadlerini bildiririz..Burçlar yatak odalarımıza kadar girmiş durumdadırlar ve daha da komiği vardır..Bizim saçlarımıza hangi şekli vereceğimizi bile tavsiye etmeyi kendilerinde hak olarak görmektedirler.Sevgililerimize bize ne hediye vereceklerini önermektedirler..Bunlar dava konusu bile edilebilir….Bu arada laf lafı açıyor …Bu işler oldukça tehlikeli ve ahlaksız boyutlara ulaşmış durumdadır..Ancak öncelikle reklam arasından önce size bir belge sunacağımı söylemiştim.Elimdeki  kitap,  şöyle ekranlara da göstereyim ,

 

 

bu  konular hakkında yazılmış bir kitaptır.Hanımlarımız alsınlar okusunlar,araştırsınlar..Bakınız 108. ve 109. sayfasında 1975 te yazılan bir bildiriden bahsedilmektedir.Bu bildirinin altında Nobel ödülü kazanmış 186 bilim insanının imzası vardır ve -buyrunuz,alınız inceleyiniz-….gördüğünüz gibi astrolojiye inanmak isteyenlerin bunun ilkelerinin hiçbir bilimsel dayanağı olmadığını bilmeleri istenmiştir.Doğum anındaki  yıldız etkilerinin bir insanın geleceğini yönlendirdiğine inanmanın düpedüz yanlış olduğu vurgulanmak sureti ile insanlar aydınlatılmaya çalışılmışlardır.

-Evet Sayın Amazonik  ama insanlar  yine de ”fala inanma,falsız da kalma” düşüncesi içerisindeler sanırım..Birçok televizyon programlarımız var değil mi..Astrologlarımız oralarda  fikirlerini,düşüncelerini ifade ediyorlar ..Bu tamamen kaldırılmalı mıdır,bir sınırı olmalı mıdır var ise bu sınır ne olmalıdır ?  Kısa bir reklam aramız var ardından bir telefon bağlantımız gerçekleşecek ve sohbetimize devam edeceğiz..Bizden ayrılmayın sevgili izleyiciler..

.–fala inanmayan falsız kalmalıdıırr…blablablabla

 

Reklam…

 

..Geliyoruz soldan soldan..2

 

 

Evet sevgili izleyicilerimiz kısa reklam arasından sonra tekrar sizler ile birlikteyiz.Televizyonlarını yeni açan izleyicilerimiz için kısa bir hatırlatma yapmak istiyorum.Konumuz ”nedir bu solakların çektikleri ve Kova Burçları ” .Konuğumuz ise bu ana başlık altında ”ikisi bir arada” tabir edilen türden yani hem  bir solak ve hem de bir Kova Burcu…İlk bölümü izleyenler ise , tiwitırttan bir çok mesaj çektiler haklı olarak.Biz de burada bayağı bir gülüştük efendim bu sizlere bizim bir 13 Ekim şakamızdı.Sizlerin engin hoşgörüsüne sığınarak programımıza böyle küçük bir şakalaşma ile başlamak istedik.

Twittırt mesajlarımızdan birkaçını burada sizinle paylaşmak isiyorum.

Kargabokyemektenvazgeçermi rumuzlu tiwittırt izleyicimiz şöyle yazmış:

”Bok yemekten vazgeçiyorum.Bağımlılık kötüdür.”

Rumuz kuantum böbrek :

”Altıma işedim  iyi mi.”

Rumuz kedi :

”hav hav”

Bir başka izleyicimiz yine olanlardan birşey anlayamadığını yazmış.

Bir başkası konuğumuzun derhal programdan uzaklaştırılması gerektiğini ifade etmiş.Bunun yanında bir çok doktor önerisi mevcut ve mahkeme kısmının doğru olup olmadığını soruyorlar.

Bunun yanında bütün kova ve solaklar ” helal solakdaşıma solak ırkı sağolsun,biz hiçbirisini tanımayız hepsinin üzerinde bir ideolojiyiz,Tanrı’nın yeryüzündeki ideolojisi var ise onlar da bizleriz,solağa hakaret Sol Tanrı’ya hakarettir ,yer sol gök sol ,dünya solak olsun” gibisinden  tiwittırtlar yollamışlar..Hedef soldanmış..

Yurtdışından da tiwittırt kullanıcılarımız size kovalardan ve solaklardan sevgi mesajları yollamışlar..Solak ve Kova dehaların isimlerini sayanlar da var..

Ancak az önce de ifade ettiğim gibi sevgili seyirciler az önce stüdyomuzda olanlar,sizler için hazırladığımız bir on üç Ekim şakası idi..Bu kısa açıklamayı yaptıktan sonra  normal yayın akışımıza geri dönüyoruz ve solaklık ve Kova Burcu hakkındaki sohbetimize başlıyoruz.Evet  Sayın Amazonik öncelik ile burçlar hakkındaki düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz?

-Elbette .Ancak öncelik ile ben de izleyicilerimize ”az önce verdiğimiz rahatsızlıktan dolayı kusura bakmasınlar ” demek istemiyorum..  İsterler ise bakadabilirler değil mi ?  Özgürlük var..

-Öhümm..

-Peki peki..Burçlar hakkında pek iyi şeyler düşündüğümü söyleyemeyeceğim.Yani aslında Kova harici burçlar ve sağlak ideolojisi hakkında iyi şeyler düşündüğümü söyleyemeyeceğim.Sağlaklık çoğunluğun faşizmine dönüşmüş durumda ve bizler bu duruma bir ”dur” demek gerektiğini düşünüyoruz.Aslında bizim ile  yani Kova burçları ile iyi geçinmeleri gerektiğinin farkında olan burç yorumcularımızın bizleri ”devrimci,dahi,sevilesi” olarak yorumlamaları dahi biz Kovaların  bir yıldız tarafından idare edildiğimiz varsayımını kabul etmemiz gerektiğine inandıramıyor.Kova burcuna rüşvet mahiyetinde bir çok methiyeler düzüyorlar çünkü ne yaptıklarının onlarda farkındalar.Bindikleri dalı kesiyor olmamak için tanımladıkları kova tipi ile çok iyi geçinmeleri gerektiğini biliyorlar…Solaklığa sonra edeceğim…Kendileri bizleri Zodyak’ın devrimcisi olarak tanımlamışlar.Ve Kova burcunun bu özelliğinin onların başına ne işler açabileceğinin farkındalar bu neden ile biz Kovalar ile arayı iyi tutmak arayışı içerisindeler ancak biz diger arkadaşlarımızı da gerçekten özgür ve devrimci olmaya ve yanımıza davet ediyoruz…Kova bir burç değildir,bir yaşam biçimidir..Yaşam şeklidir…

-Peki bu bir ironi değil mi Sayın Amazonik.

-Değil Sevgili Rana. Kova  devrimcilik,insanlık  ve deha ile ilişkilendiriliyor ise bizim ile birlikte olan bütün devrimci, kendisini insanlık ideallerine adayan ve kendisinde barındırdığı dehanın farkında olan arkadaşlarımızı Kova olarak sayıyor ve yanımıza bekliyor oluşumuza kimse bir şey diyemeyecektir..Eğer Kova’nın tanımı bu ise  bir kova asla günlük burç yorumları  ve kendisini idare eden yıldızların ne söylediğini dinlemeyecektir..O yıldızlar ile aradaki zincirleri koparabilmek için mücadele verecektir..Eğer böyle bir gerçek var ise bize kendilerini devirmek yetkisini verenler bizzat kendileridir ve şimdi de bundan şikayet etmek hakları  yoktur..Kova  bilinci taşıyan bir insana  yakışanın ne olduğunu kendileri tanımlamışlardır. …Bizi  idare eden bir yıldız var ise bu yıldız bizi idare etmemek ve özgür ve devrimci bırakmak için vardır..Kendisini yönetecek yıldız aramayan her arkadaşımızı Kova sayar yanımıza bekleriz.Aslında bizim yaptığımız kolay bir iş değildir.

-Peki sizler için Narsist diyorlar .Şu söylediklerinize bakacak olur isek sizce biraz haklılar mıdır?

-Birincisi eğer bizi idare eden bir yıldız var ise ve bu yıldızda bize narsist olmamızı kodlamış ise bize olumsuz özellik olarak narsistliği yakıştırmak hakları yoktur ve olamaz.Bunu yapmaları şunu ifade etmektedir.”O derece kendilerindeki dehanın farkındadırlar ve bunu bilirler ki ..”..Bunun diger burçlar için ne manaya geldiğini umarım tahmin edersiniz..Ancak bizim yıldızımız bize narsizmi devirecek hürriyeti de vermiş demektir.Yani bizim hiç bir yıldız ile bir alakamız yoktur..Eğer inandıkları gibi insanlık adına birşeylar yapıyor isek ve yapacak isek ilk yapacağımız iş Nobel Ödüllü birçok bilim insanının altına imzasını bastığı bildirgeyi imzalamak olur ki bu bildirge burçların hiçbir şekilde bilimsel olmadığını anlatmaktadır..İnsan aklını zorlayan para hesaplarının döndüğü burç piyasası ile biz kovaların bir ilişkisi yoktur ve olamaz.Eğer bir Kova çok zeki ise ve insanlık için birşeyler yapmak ideali ile yüklü ise yapacağı ilk iş hayatlarını düzenlemeye çalışan,onların geleceklerini okumaya çalışan insanların kendilerini idare etmelerinden kurtulmaları olmalarıdır..Bu anlattıkları gerçek ise bu burcun tabiatına aykırı..Lütfen diger burçlarla ilgilensinler.

-Alacağınız tepkiler olabilir.

-Olsun bize ne ?! Bu sizlerin verdiği tepkiye bağlıdır.Verdiğiniz tepki hiçbirşeyi ispat etmediği sürece sadece zarar verir.Kendi özgürlüğünü kısıtlayan bir tepki olabilir mi ?Tepki isyan olmalıdır.İsyan gerçeğe edilmez.İsyan yanlışlara edilir.Tepkiyi biz veriyoruz.Bizim verdiğimiz tepki gerçektir.Şimdi  uzman bir burç yorumcusu ”işte Kova budur !” diyebilir ancak artık bizden birşey bekleyemeyecektir.Bir şekilde bizi Kova olarak tanımlamışlar ve bizde Kova haklarımızı korumak zorundayız.Dolayısı ile bizi yöneten bir yıldız yoktur.Biz özgürüz ve öyle de kalacağız..Bütün arkadaşlarımızı yanımıza bekliyoruz.Burç yorumcularının tanımladığı Kova kendilerini çürütmektedir.Onlar ile her türlü  çatışma halindeyiz..

-Pekiyi diger burçlar hakkında ne düşünüyorsunuz Sayın Amazonik.

-Burç yorumcularının tanımladığı diger burçlar demek istediniz sanırım.

-Eh evet öyle diyelim  çok önemli ise..

-Evet çok önemli.Birincisi biz yıldızların idaresi ile mi bu tabiattayız yoksa kendimizi bize çizilen sınırlara uydurmaya mı çalışıyoruz asıl can alıcı nokta burasıdır.Örneğin  biz bir araştırma yaptık.Gönüllü arkadaşlarımıza  bir deney yaptığımızı  söylemedik.Eğitim ismi adı altında topladığımız arkadaşlarımızla bir tür deneysel çalışma  yaptık.Onlara eğitim verir iken, burçlar hakkında kısa kısa bilgiler verdik .Bütün burçların olumlu özelliklerini kendilerine öğrettik…Örneğin kovaların çok zeki olduğunu anlattık,dahilerin burcu olduğunu söyledik.Terazinin ise en güzel burç olduğunu ,aslanın sahneler için yaratıldığını ,güneş olduğunu kısacası bütün burçların fevkalade özelliklerini kendilerine anlattık…Onları bir ay boyunca inceledik.Bir  ay geçtiğinde hepsi o güne kadar farkında olmadıkları burç özelliklerine nerede ise birebir benzerlik gösteren davranışlar sergilemeye başladılar.Örneğin aslan burcu arkadaşımızın giydiği kıyafetlerde güneş sembolleri dikkat çekici idiler,güneş figürlü kolyeler ve  duruşlarında aslansı bir duruş tespit ettik.Terazi burcu arkadaşımızın  makyaj reyonlarında geçirdiği vakitler arttı..Aslında bakım ile uzaktan yakından alakası yoktu ama çok bakımlı oldu..Başak  burcu arkadaşımız çok titiz olmalıydı ve ellerini yıkama hastalığına tutuldu..Kova ise hepsinin dışında olduğunu öğrendi..Onu kaybettik..Her kelimesinde bir icad yapmaya başladı..Kısacası çok ilginç veriler elde ettik..Şu an bu yöntem ile  yeni bir alternatif yaşam enerjisi programının ilkeleri üzerinde çalışıyoruz..İkincisi ise en güzel her zaman kişinin kendi burcudur.Şu an kendilerini bulduklarını  düşünüyorlar.

-Hmm ee çok ilginç efendim evet şimdi sorumuzu unutmadan diger burçlar hakkında ne düşünüyorsunuz..

-Geleceğim..Biz elbette ki  yukarıda da ifade ettiğimiz gibi Kova’yı ”zincirlerinden,yıldızlarından kurtulmuş bağımsız birey ”  olarak tanımlıyoruz.Yani o aslında bir burç değildir.Burçların sarmalında  kıvranan kovalar dahil hepsini yanımıza bekliyoruz.Mutlak kova ideolojisi biziz değerli Rana..Kova bir bilinçtir.Kova olduğu söylenen arkadaşlarımın bile zekalarının yıldızları tarafından idare edilmesine bile razı olacak bir hale geldiğimi itiraf etmeliyim.Kendilerine addedildiği söylenen  özelliklerin bile farkında değiller.Örneğin günlük burç okuyan bir Kova görmek utanç verici.Şimdi diler iseniz  yanımda konu hakkında bilim insanlarının görüşlerini içeren  belgeler getirdim size onlardan bir bölümü okuyayım başlangıç olarak ….Daha sonra günlük burç yorumları hakkında birkaç yorumum olacak..

-Anladım sevgili Amazonik ancak önce kısa bir reklam aramız var daha sonra devam edelim ister iseniz..Vaktimiz çok sabaha kadar buradayız..Evet  sevgili izleyicilerimiz  kısa bir aradan sonra sizler ile yeniden birlikteyiz..Bizden ayrılmayın..

 

 

..geliyoruz soldan soldan…1

 

 

 

 

 

Dırınınınınn (müzik çalar iken yukardan çeken kameranın önünde yayında olduklarını farketmemiş numarası yapan sunucu ile konuğun izleyicinin duyamadığı numaradan konuşma modu..)…..

Müzik devam eder ve ben aniden karşı kameraya dönerim..

 

Sevgili seyirciler iyi akşamlar..Bir  ”Isırgan Otu Yağı ” isimli programda daha sizler ile birlikteyiz.Sizi yine biraz ısıracağız…Isırgan otu felsefemiz ile (geçin aşağıdan reklamı be reklam nerede..) hafif kaşıntı,döküntü,acı ,sızı,ağrı yanma duyacak ve sonrasında sağlığımızın değerini anlayacağız elbette…Bu akşam sizler için stüdyomuzda son günlerin en popüler isimlerinden birisi olmayan bir konuğumuzu davet ettik.Sayın Amazonik..Kendisi ile yine son yılların hiç popüler olmayan konularından ikisi  olan ”solaklar” ve ”kova burcu” hakkında sohbetler gerçekleştireceğiz.Solakların ve Kova burçlarının sosyal yaşamdaki sorunları ve bu sorunların sorunlarının çözümlenmesi için neler yapılabilir onları konuşacağız.Çok keyifli bir sohbet gerçekleştireceğimize inanıyorum..Efendim öncelik ile  hoşgeldiniz…

– Hoşbulduk demem gerekiyor mu? Bakınız  sevgili kölem öncelik ile ”efendim ” şeklinde ifadeniz özgür bir kişiliğin kabul edebileceği bir ifade tarzı değildir.Ancak elbette ki zihnimizde öğrenilmiş çaresizlik denilen bir illet barındırdığımız için insanların ruhunu okşamak gerektiği inanışı noktasında bu tür ritüelleri Freud şöyle tanımlamaktadır..Ayrıca Einstein dedem sizi görmesin kulaklarınızı çeker …Osmanlıya şimdilik hiç girmiyorum..Yani biz her yere zart diye girmişiz her taşın altından cırt diye fırlamışızdır..

-Şey ama Sayın Amazo..

– Bakınız  hanımefendi öncelik ile ”efendiniz” olduğum kanaatine nasıl vardınız ?Bu birinci sorum.İkincisi ise buraya ”hoş geldiğimi” nereden çıkardınız ?Lütfen kendinizi bu  klişe ifadelerin içerisinden özgürleştiriniz.Bu derece sabitelik ile bir tür abidelik yaratabileceğinizi hayal dahi etmeyiniz..Unutmayınız derin çukurlar kazılıp içerisinde yakılsanız dahi gün sizin için öbür gün olmalı ve küllerinizden yeniden doğmasını öğrenmelisiniz…Siz doğmaz iseniz izin küllerden doğmayı çalışacak ahmaklar çok olacaktır o neden ile gitmeden önce miras niteliği taşıyan küçük notlar bırakır iseniz ileride sizin adınıza ahmaklıklar yapmazlar ve de adınızı kötüye çıkarmazlar…

-Ne !n n alaka Amazonik.

-Çok alaka saymayın hanım aydınlanıyorsunuz.Bu gece bir iki kabus görürsünüz ama yarın demek istediğimi daha iyi anlayacaksınızdır.Ne ise zerafetinize bağışlıyorum ve hoş bulduk diyorum.

-Sayın Amazon..

-Saymayın demelisiniz hiç olmaz ise beni mat etmek için  biraz olsun zekanızı işletiniz lütfen yoksa izleyici bana lafı nasıl geçirdiğinize nasıl sevinecek bu kadar hayranınız var iken bu fırsatı kaçırmayınız…Şu an bütün sosyal paylaşım siteleri sizi izliyorlar ve elbetteki solakdaşlarım ve Kova burcu arkadaşlarım da bizi izlemekteler..Ya da biz öyle varsayıyor ve bu varsayım üzerinden cümlelerimizi kurmaya çalışıyoruz diyelim.Ancak  yeni  yaptığımız bir  bilgisayar programı ile şu an hesabınıza  ve kanalınıza yazılan bütün hakaretler  direk internet polisi tarafından incelenmek üzere merkeze iletiliyor,olası aşağılamalara karşı savcılığa dilekçe peşin verildi  ve gerekli tazminatlar belirlendi.Üzgünüm ama program hakaretleri algılayıp merkeze ilettikten sonra bir daha kendisini yok etmiyor…. Ama elbette ki şu cevabı da verebilirsiniz : ”Aslında saymayın diyecek idim  Amazonik ama sana  taş atana sen yine de zeytin dalı uzat felsefesi ile yaklaşmak istedim” ama elbette ki bunun bir intihar demek olduğunu bilemiyorum size hatırlatmam gerekiyor mu…Ah biz solak kovalar…Bunun yanında sizi hoş bulduğumu nereden çıkarttığım şeklinde bir misilleme beklemeyi ise şimdilik bir ütopya olarak değerlendiriyorum..Ah siz sağlaklar…

 

–Hı e ne…Ne ise izleyicilerimiz..elbette nereden bizim izleyicilerimizsiniz değil mi..Bu sahiplenme de nesi programı izleme lutfunda bulunan ve bizleri yani beni onöre eden şahsiyetler kısa bir reklam arası vermek gerektiğine karar verdim.Özgürce kararlıyım bakıyorum yayın akışımıza evet reklam arası yok ama özgür irademle reklam arası diyorum.Birazdan ki biraz nedir kimimiz için biraz kimimiz için çoktur ohhhh..ne ise reklam..

 

…..

 

 

 

 

 

Küller-i İradi ile yeniden ıslah-i tekamüli şebek-e-i

 

Bilir misiniz, sanal bebekler vardı.

Bu bebekler bir ara büyük küçük herkesin ellerinde idi ve belli zamanlarda yemeklerini yedirir,altlarını felan temizlerlerdi.Biliyorum ‘zırt’ ederdi.Ne oluyor derdiniz ‘bir dakika bebeğim s..çtı..” derlerdi vallahi…

Koca koca insanların ceplerinde sanal bebekleri ile dolaştığını hatırlıyorum.

Bebek mi büyüyordu,bakan mı küçülüyordu anlamıyordum.

Şimdilerde de ibadetleri bizlerin yerine eden elektronik cihazlar beklemekteyim.Düşünün bir bu elektronik vekiller bizler yerine ibadetlerimizi gerçekleştirecek .Diyanet işleri-bir açıklama yapacak diyecek ki: ‘Kur-an her zaman içindir ve zaman bu zamandır,eğer kişiye yirmidört saat yetmiyor ise haktır’.

E doğal çünkü faiz yasaklanır iken,bir gün Türk lirası ile yatırım yapanın dolar karşısında eriyeceğini hesap etmemiştik.E o halde niçin bin liramı beş yüz liraya düşüreyim durduk yerde..Ya da,sağ ve soldaki meleklerin bütün sevap ve günahları tuttuğunu biliyoruz ya,yakında elektronik melekler hazırlanmaya başlar,”defteri kebirinizi kendiniz tutun.”Zihne bağlanan elektrotlar ile.Aklınızdan geçirdiğiniz her iyi kötü düşüncede tıkır tıkır kayıt yapan elektronik melekler.”Dur lan bugün pek bir günah işlemişim telafi edeyim de bir sevap işleyim..

”Zıırrrt !..

”Bunu yemedik içinizden gelsin lütfen !”

Ve öldüğünüzde nereye gideceğinizi bile bile yaşayın.

Kontağı çevirdiğinizde sizin için dualar eden ‘elektronik yol duası’ var da,namazı kılan ”elektronik mümin” niçin olmasın canım?Yoksa var da haberim mi yok?

-Hadi anne çıkalım.

-Kızım namazı kurdun unutmadın değil mi…

-Hı evet annecim bir iki de nafile ekledim olur tutukluk yapar filan.Babam kendisininkini evde unutmuş onunkini de kurdum.

Ya da ;

-Kızım dur bi dakka,namazı şarza takmayı unuttum.

Ama bunun çip hali insana en yakışandır.

***

Ya da emeklilere yeni bir iş imkanı sağlıyoruz !

”Biliyorsunuz ki artık zaman bizlere yetmiyor.Gece gündüz bu dünyada dikilen pantolonlara yapılmış yan ve arka cepler için çalışıyoruz.Ve dünyalıklarımızı koyacağımız yerleri,bırakacağımız kişileri  belirler iken vicdan azabı çekiyoruz.Zor iş elbette neyi nereden ucuza kapatacağız,kimin hakkını ne kadar yiyeceğiz,neyi kimin üzerine yapacağız malları kaptırmayalım..Milletin hakkını onlara bir kere bile danışmadan  bir helallik almak gereği bile duymadan nasıl yiyeceğiz.Öyle ya bir alacak için beş çocuklu kendisini zor geçindiren bunun yanında ”çocuklarım da özeniyor” diye birşeyler alayım diyen adamın kapısına icraa  gibi icraatle gönderiyoruz.Tabii ahret işlerini ihmal ediyoruz.Yani bugün ölecekmiş gibi yaşıyor ve ne götürür isek kârdır ! diye düşünürken öbür tarafta kapımıza dayanacak icraayı unutuyoruz.Bu neden ile bir dernek kurduk…”Yerinize beş vakit kılınr derneği..”Yapacak işi gücü kalmayan,icraa borcu olan,emekli maaşı ile karnını doyuramayan insanların da kahvelerde boş vakit geçireceğine belli bir ücret karşılığında,tam vakit ya da kaza isteyen ümmet-i müslüminin namaz borçlarını ödeyerek icraa borçlarını kapatabileceklerini düşündük.Bunun için kampanyalarımız var..Üç vakitlik,beş vakitlik,yıllık paket teravih dahil ,Cum’a ‘yı camide kıldırmak isteyenler için özel fiyat özel kampanya..Bunun yanında  işçi emeklilerimiz üçün efendim programlarımız var onları da imana getireceğiz İnşallah,Allah’ın izin ile..Bu dünyalık sevdalarının önüne geçeceğiz elhamdülillah..Aldıkları paranın kırkta birini de alacağız fakir fukaraya dağıtacağız ki Hafazan Allah,senelerdir bizim dünyalıklar için çalışır iken ,bizler beş altı,yedi yıldızlı otellerde iftarlar verelim, en lüks restaurantlarda en lüks mat’amlarda efendim pırlanta pırlanta kırtlar takarak orucumuzu açalım diye çalışır iken  açlıktan senelerce isyana meyledenlerinin ruhunu da bir nebze olsun rahatlatabilelim…Dilediğiniz pakedi,dilediğiniz vakitler,kazalar,kaderler,hayırlar ,şerler için edinebilmeniz için iletişim no…..

Üstelik yedi gün içerisinde şikayet etmek gibi bir yükümlülüğü de yok..Kadın için kadınlar,erkek için erkekler kılacak..Herkes evinde kılacak..Kadın ile erkek yanyana kılmayacak…

Alla’ın izni ile bu isyana meyledenleri de Küller-i İradi   ile yeniden  ıslah-i tekamül mertebesine yücelteceğizdir.

Mehdilerden İSSO birkaç bin onaylıdır..”

YNKD Başkanı Prototipkatür San’atçısı Mekik Hiçatmaz

***

”Ölmeden önce bütün hayatın gözlerinin önünden film şeridi gibi geçermiş.” derler ya bu söz büyük ihtimal ile ki ihtimali yok kesinlikle film şeridi icat olduktan sonra edilmiş bir sözdür.

Peki nedir bu gözlerin önünden film şeridi gibi geçecek olan?

Ölmeden önce gözlerimin önünden Zorro filminin geçmesini istiyorum…

Antony Hopkins’e kuyruk çok yakışmıştı evet cama üç zorro konsun lütfen …

Büyük ihtimal ile film şeridi ilan olmadan önce geçecek olanlardan çok farklı olacaktır geçecek olanlar.Hayret ile izleyeceğizdir Erol Taş’ı aratmayan zalimliklerimizi,Önder Somer tarzı çapkınlıklarımızı hani hiç yapamasakta bunu düşündüğümüzü belki de göreceğizdir.Türkan Şoray olduğumuzu kimi zaman,kimi zaman Aliye Rona’yı mumla aratacak oyunlarımızı..Şaka bir yana da nedir geçecek olan gözlerimizin önünden ama film şeridi gibi ama hatıralar buketi gibi ….tüm deneyimlerimiz…Başarısız olup tekrar denediklerimiz…Tekrar denemek için cesaret edemeyişimiz…

Ya da şöyle olacak sanırım oda ecel nasip olur ise yani ölüm nedenleri erozyona uğradı biliyorsunuz artık:

–Iıııh oğluuuumm benim hayatı getir bakayım galiba gidiyorum bi izlim şunu neler yapmışım ıııhhh !

-Baba elektronik yasini de getirim mi?

-Helallik arşivini de getir bakim..lan oooğlum lan! iyice robot olmuşun he ölüyoz dedik lan ne soğukkanlısın…

Ecelim ile hasta yatağımda ölürsem diyorum, etrafıma toplanacaklar ya helallik isteyeceğim onlardan ‘helal olsun’ diyecekler ama akıllarından birşeyler geçecek biliyorum şeytan bu boş durmaz zaten patlama cenazenin mevlidinde ‘ama rahmetli de böyle idi’ diye mutfakta yaşanır.Yani benim gördüklerim böyle idi..’Şimdi’ diyeceğim ”siz de benden helallik istersiniz doğru mu?”

-Eh olsa iyi olur sağken:))

-Sizi gidiler , yok size helallik melallik ben can derdinde siz hı…

 

***

…İroni…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kadınlar ya sevdiği için ,ya aileleri öyle istediği için evleniyorlar.Aslında çoğunlukla erkek evleniyor, kadınlar veriliyorlar.Biz de erkek evlenir..Kadın
hâlâ pek evlenemiyor..Küçük bir kesim kendisi evleniyor ama onlarda ‘taksidi ödemek’ ile meşguller.Çocuklarına hiçbir eğitimi olmayan bakıcılar  bakabiliyor,
maaşlarını bakıcıya verip üste kalan bir iki yüz lira  ve sigorta için çalışıyorlar,taksit ödüyorlar işte.Çocuklarına evinin ekonomisine katkı sağlamak isteyen eğitimsiz bakıcıların bakmasını istemeyenler de bu iş için görevli olarak  kendi annesini tercih edebiliyor.”Bu özgürlük başka türlü bir özgürlük”  diyesi geliyor insanın..Hizmetçilik kılık değiştirdi..

 

Eskiden gelinin bulaşık yıkamasından geçen geniş aileler var idi..Bizim civarda çok var idi.Şimdilerde biraz azaldı da hala bu facianın yaşandığı yerler mevcuttur..Gelini  kapının dibinde bekleyen geniş aile bozuntuları….Zavallı gelin..Çaycı,kahveci,kapıcı,temizlik görevlisi artık ne ister iseniz..Çoluğun çocuğun elini öpen gelinler.Sabahları elinde  su dolu bir leğen ile gezinirdi zavallı.İnsanlarda işte elini yüzünü burnunu bu leğende temizlerlerdi.Arnavutlarda vardı bu ya leğensiz kısmını boşnaklarda çok görmüşümdür.Bedava mı bakacaklar elin kızına elbette ya..Bulaşık yıkamıyor , iş yapmıyor e öyle ise ne yapacağız,nasıl faideleneceğiz ? Bu  iş gücünün  bir şekilde dengelenmesi lazımdır..Dooğru fabrikaya ,maaşı ay sonunda tıkır tıkır
kayınpederinin eline..Ev yapılacak öyle gerekiyor..Eğer sıkıyorsa da sen ‘ben kazanıyorum ,benimde bu para ile kendime birşeyler almak hakkım var…” de bakalım dünyanın en arsız ve ahlaksız,edepsiz,adabsız gelini ilan ediliyor musun,edilmiyor musun?…

 

Yani çalışmanın her zaman özgürlük olmadığını anlatmaya çalışıyorum..Temeli gelinlerin bacak varisleri olan çok ev dikilmiştir..”Hadi çalışıyor diye biraz saygı duyalım,onun da dinlenmeye hakkı var..” Diye bir düşünceyi  bu zihniyetten beklemek biraz lüks olur zaten öyle birşey elbette olamaz..Evde geçirdiği vakitlerde de hadi kapının dibine..Konu gelir,komşu gelir hizmetçiliğe devam…

 

Bu işin kendi içinde bir mantığı var diyoruz..Ama düşünüyoruz taşınıyoruz..Başlarım ben bu işin kendi içindeki mantığına..Ben bu işte mantık felan göremedim..diyoruz..Çünkü biz hallerini yakından da görebilmek şansını elde ettiğimiz için bu rezaletin içinde uzaktan yakından bir mantık göremedik..Daha fazla vicdansızlıkla,düşüncesizlikle beslenen bir tür sömürü düzeni..Uyanıklık..

Boşnaklardan,Arnavutlardan kız almak gerektiği amma onlara kız vermemek gerektiğinin mantığı budur..Kendileri ile de böyle böbürlenirler işte..Övünmeye devam edin aferin aferin….Suudiler de bizim Türk kızlarını alırlarmış öğrendiğime göre daha iyi hizmetçi oldukları için..Ama biz burada övünülecek bir durum göremedik….

Yaşasın özgürlük..

Ne ise ..kısaca hanımefendilerimiz..eşlerinden ve eşlerinin ailelerinden ciddi yaralar alıyorlar.Sonra  çok dayanamadıkları zaman ailelerine sığınıyorlar…Sonra
derslerini alıp kocalarına geri dönüyorlar.

Halbuki mantık ‘kocalarına
derslerini verip öyle geri dönmeleri gerektiğini”
söylüyor…

İroni.

 

********

Öğrenilmiş çaresizlik hakkında bir deney var en çok onu seviyorum.İnsanların başlarına geleni daha güzel anlatan başka bir deney okumadım.Tekrar ekleyeyim yeri gelmiş iken :

 

 

Kafese beş maymun koyarlar.

Ortaya da bir merdiven ve tepesine de iple muzları asarlar.

Her bir maymun merdivenleri çıkarak muzlara ulaşmak istediğinde, dışarıdan üzerine soğuk su sıkılır.

Sadece merdivenleri çıkmaya çalışan maymun değil, diğerleri de bu soğuk sudan nasibini alır.

Bütün maymunlar bu denemeler sonunda sırılsıklam ıslanırlar.

Bir süre sonra muzlara hareketlenen maymun diğerleri tarafından engellenmeye başlanır.

Daha sonra, maymunlardan biri dışarı alınıp, yerine yeni bir maymun konulur.

A’nın ilk yaptığı iş muzlara ulaşmak için merdivene tırmanmak olur; fakat diğer dört maymun buna izin vermez ve yeni maymunu döverler..

Daha da sonra ıslanmış maymunlardan biri daha yeni bir maymunla değiştirilir..

Merdivene ilk yaptığı atakta dayak yer.

Bu ikinci yeni maymunu en şiddetli ve istekli döven ilk yeni maymun olan A’dır.

Islak maymunlardan üçüncüsü de değiştirilir.

En yeni gelen maymun ilk atağında cezalandırılır.

Diğer dört maymundan yeni gelen ikisinin en yeni gelen maymunu niye dövdükleri konusunda hiç bir fikirleri yoktur.

Son olarak en baştaki ıslanan maymunların dördüncüsü ve beşincisi de yenileriyle değiştirilir.

Tepelerinde bir salkım muz asılı  olduğu halde, işler bu kafeste böyle gidip geldiği için artık hiç biri merdivene yaklaşmamaktadır.

 

***

 

 

 

 

…Şiddet…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İnsanlık suçlarına katlanmaya zorluyorsunuz insanları.”Sabır” masalları
ile ‘idare et’ masalları ile insanların duygularını baskı altına alıp şiddeti
”oldukça normal” bir durummuş gibi kabul ettirmeye çalışıyorsunuz…Hata
ediyorsunuz.Kafanızı dolduran çöplükleri biraz sorgular iseniz fena
olmayacak…

Bana bak kayınvalide misin, görümce misin her ne
isen:

Kendi babasını ,annesini bırakan kız seni onlardan çok sevip,sana
onlara ettiğinden fazla hizmet etmek zorunda değil….Sen elalemin kızı ile
kendi nefsini tatmin etmek hakkına sahip değilsin…Senin gelin de senin
yaptıklarına tahammül etmek zorunda değil..Oğlunu da iyi eğitmişsin..İki
ağlıyor,üç başım ağrıyor diyor hayatlarını burunlarından getiriyorsun ama
yaptığın yanlış…

Bu kızlar boşuna demiyorlar :

Ben babama bile
yapmadım sen kimsin ya !

O neden ile köşende otur,olgun ol, saygıyı
haket..Onu da bedava vermezler insana…Yaşadığın onca yıl farkını boşa yaşamış
olma..Genç insanlarla uğraşıp yaşına yakışmayan hareketlerle kendine
güldürme…

 

*************

 

 

Şiddet sadece
öldürme, yaralama, tecavüz, dayak gibi fiziksel güç kullanımı ve hasarla
sonuçlanan bir eylem değil, başta toplusal cinsiyet rollerinin
belirlediği normlar olmak üzere yargılama ve rıza göstermeyi de içeren ve
etkilerinin doğrudan gözlenemeyebildiği her tür baskı mekanizmasıdır. İster
fiziksel güç kullanarak (fiziksel şiddet), ister duygusal tehdit
(psikolojik/duygusal şiddet) aracılığıyla,
kişinin iradesini ve ifadesini yok
sayan tutum ve davranışlar şiddet olarak tanımlanmaktadır. Şiddet türleri içinde
ekonomik şiddet ise başta işsizlik sorunundan kaynaklı olmak üzere, gelecek
güvencesi olmayan, yarınından korku duyan insanın yaşadığı gerilimin
ürünüdür…

*

Aile içi şiddet ise aile üyelerinin
birbirlerine yönelttiği, eşleri, çocukları ama en çok da kadınları tehdit eden,
göz dağı veren, sözlü baskı, korkutma ve engellemelerden (sözlü şiddet/duygusal
şiddet) manipülasyona, itme, dayak atma,yaralama ve öldürmeden (fiziksel şiddet)
tecavüze, tacize (cinsel şiddet), şiddete dair yapılan tanımların tüm yönlerini
içermektedir.

*

Duygusal istismar (kadını aşağılamak, suçlu
hissettirmek); ekonomik istismar (kadının iş bulmasına ya da çalışmasına engel
olmak, aile bütçesi konusunda kadını bilgilendirmemek, eğer ev kadınıysa
giderler için yeterli parayı vermemek); izole etme (kadının tüm hareketlerini
kontrol etmek, kıskançlığı kullanarak kadının her hareketine karışmak);çocukları
kullanmak (iyi bir anne olmamakla suçlamak, anneyi çocuktan ayırmakla,çocukları
alıp gitmekle tehdit etmek) ve “erkek üstünlüğü”nü kullanmak (erkeğin kadının
zekasını küçümsemesi, ona hizmetçi gibi davranması ve önemli
kararları
almada fikrini sormaması) (Muehlenhard ve Kimes, 1999). Aile içi
şiddet sadece kadın, erkek ve çocukların dahil olduğu heteroseksüel ilişkiler
ağında değil gay ve lezbiyen birlikteliklerinde de yaşanan bir sorundur.
Dolayısıyla aile içi şiddet genel olarak bir iktidar ve kontrol meselesidir
(Davis, 1998).

*

Özellikle kayınvalide ile anlaşmazlıklardan doğan
sorunlar geleneksel gelin-kaynana ikilemini yaratırken, eşler arasında da
çatışmaya yol açmaktadır. Hamilelik döneminde de fiziksel ve sözlü şiddetin
sürdüğü,sıklığının da azalmadığı anlaşılmaktadır. Bu dönemde cinsel şiddetin de
devam ettiği görülmektedir. Ailelerde cinsel şiddet ve tacize rastlanma oranı
%9′ dur.Şiddete maruz kalanların %80’i yapacak fazla bir şey olmadığına
inanmaktadırlar.Bu durum çaresizliğin kabulü anlamına gelmekte ve şiddete maruz
kalanın pasif tutumuna yol açmaktadır. Eşlerden birinin alkol kullanıyor olması
aile içi şiddeti artırmaktadır. Eşlerin daha iyi eğitim görmüş olması ise aile
içindeki şiddeti  azaltmaktadır.

http://www.ilet.gazi.edu.tr/dergi/30/8_emek_cayli.pdf