mutlu/mutsuz

 

 

 

 

İşin özü şu ki ; Bir başkasını mutsuz ederek elde edilen mutluluklar.İşte bu noktada oturup felsefe yapamıyor insan… İyi olmaz ise kötü bilinmez idi,yaşam olmasa idi ölüm,ölüm olmasa idi yaşam bilinmez idi…Bu devinim içerisinde geçirilen zamanında bir değeri olmaz idi..Zamansız mekansız bir devinimde ise (nasıl olacak ise) iyinin kötünün bir değeri olmaz,aşmış ruhlar sonsuz huzurun tadını alarak yaşarlar idi…İçerisinde yetiştiğimiz dualitenin bize dayatabileceği fikirlerden birisi de bu olabilir..Bunun ruhsuzlaşma,robotlaşma evresi ise yine bu tabiat ile çelişen bir manzara çizmez idi… Şöyle oluyor ki : Başkasının mutsuzluğu ile mutlu olmak…

Doğada ihtiyaç sonucu karnını doyurmak meselesinde oturup ‘böyle olması gerekiyor mu ‘ sorusu üzerinde yoğunlaşarak değişik düşüncelere sevkedebilir bizi ancak … Biz bu dünyaya bizden güçlülerin karınlarını doyurmak için mi geldik….Onların kendilerini kutsaması için mutsuz olmaya mı geldik? İyi güzel…Karnın doyunca iyi hissedersin.Acıktığın zaman kötü hisseder ve yiyecek ihtiyacını gidermek için harcarsın enerjini. Susadığın zaman kötü hissedersin ve elde edene kadar su bulmak için harcarsın yaşam enerjini… Bu doğanın bağrında barındırdığı canlılara ”yaşamak iyi birşeydir.” önermesine dayanarak dayattığı bir realitedir diyebileceğimiz bir dayatma.”Yaşamak iyi bir şey ise ve yaşamak için su içmek zorunda isek su bizi onu içtiğimiz için yargılayamaz.” Ancak ‘kazanmak’ eğer yaşam savaşını kazanmak ise…Doğada kazanan güçlü olandır….Yaşayan ,soyunu sürdüren anlamında…. Ancak medeniyette öyle mi..Silahı olan… Belki varlığımı idame ettirmek için silah kullanmak istemiyorum…Medeniyet bana silah kullandırıyor..Medeniyet bana ,bana saçma sapan gelen kurallar dayatıyor…Asla kabul ettiremeyeceği kurallarla yaşamımı abluka altına almış..Başımdan defolup gitmiyor..İstemiyorum…Yalan söyletiyor..Dalkavukluk yapmak zorunda bırakıyor…Olduğum gibi görünmeme izin vermiyor… Bir başkasının mutsuzluğunu umursamayarak mutlu olmayı kim öğretti bize..

İnsan doğasının haricinde öğrendiklerinin sonucudur…Binyıllardır öğrendiklerimizden arta kalan şimdiki insanlık…Neler öğrenmişiz… Hani insan doğduğu zaman elinde gelişmiş silahlar ile mi doğuyor.. Bir kızın Afganistan’da doğmuş olması onun dayak yemesi için yeterli bir neden olabilir mi? Bizler ne işe yarıyoruz… Bir kız sadece Afganistan’da doğduğu için yasal olarak dayak yiyecek olması onun kaderi olabilir mi? *** Öğrendi isek yaşamak için balık avlamayı…Bunun için bizi kimse yargılayamaz… Burada suyun mutsuzluğunu tartışmak anlamsız…. Doğada herşey birbirini yiyor…Öyle olmak zorunda mı idi.. Bu da canlı-cansız-yaşayan-ölü…ve yaşam iyi – ölüm kötü diye sınıflandırdığımız kavramlar içerisinde yaşamı merkez alıp suyu da ihtiyaç olarak gördüğümüz zaman varabileceğimiz bir sonuç… Hiç kimse sizi su içtiğiniz için yargılayamaz…. Ancak başkasının suyunu içtiğiniz için yargılar. Hiç kimse sizi sevdiğiniz için yargılayamaz. Ama başkasının mülkünü biraz fazla sevmeye kalktığınız zaman yargılanırsınız. Hiç kimse sizi çıplaklıkla yargılayamaz. Ancak mutlu olduğunuz çıplaklık , giyinik mutlulaların içerisinde yargılanır. Ülke sınırlarının olmadığı bir dünyada insanlar ,birbirlerinin sınırlarına kast ettikleri zaman birbirilerini öldürmezlerdi…

 

Hangi orman sizi ağaç diktiğiniz için mahkemeye verir…

 

Yaşamak mutluluk verici … İse… Sınır için ölmenin getirdiği mutluluk hangi doğanın dayatması ile açıklanabilir… İnsanlar zaman ile yarattığı değerlerin mülküdür ve mülk sahibine hizmet eder çünkü… Burada adaleti sorgulamanın zamanı da gelmiş olmalıdır. İşte ”sana ne ! ” buralardan çıkmıştır…. Çünkü bildiklerinin doğru olduğunu düşünen çoğunluk ”senden bana ne ” demişlerdir. Güçlü; senden bana ne ! demiştir. Ve insan isyan ismini verdiği bir ruh halinin mevcudiyeti ile bu vesile tanışmış veya isyan isminde bir davranış biçimi de gelişmek zorunda kalmıştır… Saygı da buralardan peydah olmuştur… İyilik ve kötülük–mutluluk ve mutsuzluk olmasaydı -isyan- da olmazdı…

Ancak .isyanı borçlu olduğumuz için acılara teşekkür etmeli miyiz… Ancak bize mutluluk duygusunu daha iyi kavramımızı sağladığı için acılara teşekkür etmeli miyiz… Mutluluk veya mutsuzluğumuzu bilmek zorunda mı idik… Sen güçlü olarak ”senden bana ne ! ” demeye başlar isen, karşındaki de sana ”öyle benden sana ne ! ” demeye başlar…

Ama en güzeli Nietzche’ninki…Ben seni seviyor isem bundan sana ne ! Büyük erdem….

…………….. Unutma güzel bir söz: Biz fakirleri doyuramadığımız için değil, zenginleri doyuramadığımız için dünya bu halde….

 

…. Ve biz biliyoruz aslında değerlerin birçoğunun insan uydurması olduğunu ve birçoğunun gereksiz olduğunu…Yalnız insan aklı geliştikçe insanlığın gerilemesi büyük mutsuzluk….Bir gün muhteşe bir dünyamız olacak …Gerek ütopyalarımızı gerçekleştirir isek gerek ise bir zamanlar bir yerlerde mutluyduk ve geri dönmeliyiz masalları ile ve gerek ise halimizden memnunuz böyle kalalım düşünceleri ile sürekli olarak kan dökülmesi insanın büyük trajedisi….. Ben senin kız çocuklarını ,kadınları insandan saymamana hiç bir zaman saygı duymayacağım.Eğer sen insanlıktan bir haber olsa idin ve bilmese idin güzel insanlar olduğunu ve onların canlının her türünü ellerinden geldiği kadar yaşatmak güzel yaşatmak arayış içinde olduğunu o zaman anlaşılabilecek bir tarafın olurdu…Ama türünün dişi cinsini insandan saymayan bir varlık,çocuklara yapılacak kötülükleri onlaylayan bir varlık ve destekleyenlerin yaşadığımız dünyaya ve insanın sosyal gelişimine hiçbir faidesi yoktur…Kötü akıl + adaletsiz değerler+ silah ile desteklenmiş kas gücünün yarattığı korkunç güce ve taraftarlarına karşı savaşacağız…Bir hayvanı bile sadece keyfi olarak düşüncesizce katletmene karşı duracağım….Kürklere,insan sömürülerine,hayvan dövüşlerine kısacası uydurduğunuz ve kötü sonuçlarını büyük acılarla ödediğimiz herşeye…Ve ben her zaman senin çıkardığın yasaları sorgulayacağım ve kötülüklerin yasa haline gelmiş olmasına isyan edeceğim…Ve sorgulayacağım…ben ve digerleri ve geçmişte de böyle oldu ve gelecekte de böyle olacak…Bu mutluluk düşmanlarına teşekkür etmeyeceğiz hiçbir zaman…Bizden çaldıkları mutlulukları isteyeceğiz teşekkür ederek içimizde varolan güzellik arayışına…Bu savaş iyilik,doğruluk kazanana kadar sürecek insanlar için…

 

….Şimdilik….